Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2016/29865 E. 2019/14187 K. 25.06.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/29865
KARAR NO : 2019/14187
KARAR TARİHİ : 25.06.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davanın yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18/06/2019 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … ile karşı taraf adına Avukat … geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde genel müdür yardımcısı olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım aylık ücret, prim, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti alacaklarının tahsilini, istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde işveren vekili ve imza yetkilisi olarak görev yaptığını, davacının sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığını, müvekkili şirket ile aynı faaliyet alanında iştigal etmek üzere konuşlandırılan başka bir şirket ile yüksek maaş, kar ve pay ortaklığı konusunda anlaştığını, müvekkili şirket çalışanlarına almış oldukları maaşların çok üstünde bir maaş teklifinde bulunarak iş teklif ettiğni, bu çalışanların bir kısmının istifa yolu ile şirketten ayrılmasına neden olduğunu ve hala bir kısım çalışanlarının istifa etmesi için telkinlerde bulunduğunun tespit edildiğini, bu nedenle İş Kanunun 25/II-e bendi gereğince iş sözleşmesinin fesh edildiğini, tazminat hakkı olmadığını, fazla çalışması da olmayıp prime de hak kazanmadığını, davacının işyerinden alıp da iade etmediği avansların da son ay ücreti ile yıllık izin ücreti alcağından mahsup edildiğini, taleplerinin haksız olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı tarafça iş sözleşmesinin haklı fesih savunmasının ispatlanamadığı, buna göre davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı ayrıca ücret, prim ve yıllık izin ücreti alacakları olduğu ancak fazla çalışma ücreti alacağı olmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Taraflar arasnda, iş sözleşmesinin davalı tarafça haklı nedenlerle fesh edilip edilmediği hususunda uyuşmazlık vardır.
Mahkemece, davalı tarafça haklı fesih savunmasının ispatlanamadığı, gerekçesi ile kıdem ve ihbar tazminatları hüküm altına alınmıştır.
Davalı işverence davacıya gönderilen 15/04/2014 tarihli fesih bildirimi ile iş sözleşmesi 4857 sayılı Kanunun 25/II-e bendine göre fesh edilmiş, feshi gerektiren eylemler olarak ise davacının kendileri ile aynı işi yapan bir işyeri ile görüşüp anlaşması, ayrıca işyerindeki bir kısım çalışanları da bu firmada çalışmaya yönlendirip istifalarını sağlaması, hususları gösterilmiştir.
Dosyadaki bilgi, belge, beyanlar, özellikle tanık anlatımları ile savunmada bahsedilen diğer bir kısım çalışanların farklı Mahkemelerde benzer nedenlerle açtıkları ve Dairemizde aynı gün incelenen dava dosyalarındaki (Dairemiz 2016/14423 E. 2019/14176 K., 2016/17091 E. 14178 K., 2016/10207 E. 2019/14175 K. sayılı) deliller ve SGK kayıtları değerlendirildiğinde, davacının davalı işyerinde genel müdür yardımcısı olarak çalışırken davalı işverenle aynı faaliyeti yürüten bir fırmada çalışmak üzere anlaştığı ve bir kısım çalışanlara da bu firmada çalışmaları yönünde tekliflerde bulunduğu, SGK kayıtlarına göre davacı ve söz konusu davalı çalışanlarının aynı tarihlerde davalı işverenden ayrıldıktan sonra dava dışı fırmada çalışmaya başladıkları anlaşılmıştır. Davacının açıklanan eylemi 4857 sayılı Kanunun 25/II-e bendine göre işverene haklı fesih imkanı tanır. Buna göre Mahkemece kıdem ve ihbar tazinatına yönelik taleplerin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
3- Davalı taraf, davacının, fesih öncesi işyerinden bir kısım avanslar aldığını ve geri ödemediğini, fesih sonrası bu avans borcunun son ay ücreti ile yıllık izin ücreti alacağından mahsup edildiğini savunmuş ve avans borcuna dayanak olarak muavin defteri kaydı sunmuştur.
Mahkemece, davalının açıklanan savunmasına değer verilmeden son aya ilişkin ücret alacağı ile yıllık izin ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır.
Davacının söz konusu avanslara ve mauvin defter kaydına yönelik beyanları tespit edilip davalıdan da bu avansa yönelik muavin defteri dışında varsa delillerin ibrazı istenip bir değerlendirme yapılarak ve bu hususda gerekçe oluşturularak sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 2.037.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, gününde oybirliğiyle karar verildi.