Yargıtay Kararı 5. Hukuk Dairesi 2018/8727 E. 2019/18771 K. 21.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 5. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/8727
KARAR NO : 2019/18771
KARAR TARİHİ : 21.11.2019

MAHKEMESİ : Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin ilk derece mahkemesinin kararına karşı taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine … Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Hukuk Dairesince istinaf isteminin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak üzere mahkemesine iadesine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK’nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kesin olarak karar verilmiş, yukarıda gün ve sayıları yazılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi, davacı vekilince verilen dilekçe ile istenilmiş olmakla, dosyadaki belgeler okunup uyuşmazlık anlaşıldıktan sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

– K A R A R –
Dava kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karara karşı taraf vekillerince yapılan istinaf başvurusunun … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince kabulü ile … 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/426E.-2017/439 K. sayılı kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1-a-6. maddesi uyarınca kesin olarak karar verilmiş olup; bu karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Yapılan incelemede; dava konusu … Mahallesi 27794 ada 6 parsel sayılı taşınmazda davacı murisi… adına kayıtlı 43114/215440 (431,14 m²) hissenin olduğu, tapu kaydında davacı murisinin hissesi üzerinde 04/08/2014 tarih ve 8351 yevmiye ile konulmuş “hissede hata var, 20671875/215444000000 olarak muvaffakatı alınarak düzeltilmelidir” şeklinde şerh bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu miktarın 2.07 m²’ye tekabül ettiği, dolayısıyla idarenin ödeyeceği tazminat miktarını etkileyeceği göz önüne alınarak davanın esasını ilgilendiren bu konu ile ilgili olarak tarafların gösterdikleri deliller toplanmadan ilk derece mahkemesince davanın mevcut tapu kaydındaki pay oranı üzerinden kabul kararı verildiği anlaşıldığından, … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca … 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/426E.-2017/439K. sayılı kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
Her ne kadar … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca kararın kesin olarak verildiği belirtilmiş ise de; Öncelikle, bölge adliye mahkemesince verilen bu karara karşı temyiz yoluna başvurulmasının mümkün olup olmadığı ön sorun olarak incelenmelidir. Bu bağlamda;
Bölge adliye mahkemesinin dosyayı geri gönderme kararının yasal dayanağı 6100 sayılı HMK’nun 353. maddesidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesinde bölge adliye mahkemesince duruşma yapılmadan verilecek kararlar şu şekilde belirtilmiştir.
Madde 353 -(1)“ Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa;
a)Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir:
1) Davaya bakması yasak olan hâkimin karar vermiş olması,
2) İleri sürülen haklı ret talebine rağmen reddedilen hâkimin davaya bakmış olması,
3)Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması veyahut mahkemenin bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması,
4) Diğer dava şartlarına aykırılık bulunması,
5) Mahkemece usule aykırı olarak davanın veya karşı davanın açılmamış sayılmasına, davaların birleştirilmesine veya ayrılmasına, merci tayinine karar verilmiş olması,
6) Mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması.
b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak;
1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine,
2)Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında,
3)Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir.
Bölge Adliye Mahkemesinin gönderme kararı HMK 353/l-a-6 maddesine dayanmaktadır. Maddenin incelenmesinde, mahkemece, tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbiri toplanmadan veya gösterilen deliller hiç değerlendirilmeden karar verilmiş olması halinde, esasa ilişkin inceleme yapılmadan kararın kaldırılmasına kesin olarak karar verileceği düzenlenmiştir.
HMK 369. maddesinde ”Yargıtay, tarafların ileri sürdükleri temyiz sebepleriyle bağlı olmayıp, kanunun açık hükmüne aykırı gördüğü diğer hususları da inceleyebilir” hükmü bulunmaktadır. Bu itibarla;
İş bu dosyada, ilk derece mahkemesince tarafların gösterdikleri delillerin çoğu toplanmış olup, tapu kaydı getirtilip tapu kaydında bulunan şerh görüldüğünden, ilk derece mahkemesince tarafların davanın esasıyla ilgili olarak gösterdikleri delillerin hiçbirinin toplanmamış veya gösterilen delillerin hiç değerlendirilmemiş olmasından söz edilemez.
Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353.maddesinde, bölge adliye mahkemesinin dosyayı ilk derece mahkemesine geri gönderme sebepleri tahdidi olarak sayılmıştır. Kanunda sayılan geri gönderme sebepleri arasında “delillerin eksik toplanması” bulunmamaktadır. “Delillerin hiç birinin toplanmaması ve gösterilen delillerin hiç değerlendirilmemesi” vardır. O halde kanundaki düzenleme karşısında bölge adliye mahkemesince delillerin eksik toplanması sebebiyle dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bölge adliye mahkemesince verilen kararın temyizinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır.
İlk derece mahkemesince tarafların gösterdikleri delillerin çoğu toplandığından Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/l-a-6. maddesi uyarınca eksik hususların ikmali için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, eksik delillerin toplanması konusunda özellikle HMK’nın 353, 354 ve 373. maddeleri ele alındığında da, kanundaki düzenleme karşısında bölge adliye mahkemesince verilen kararın yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu maddelere bakacak olursak;
HMK 353/l-b-3 maddesinde; “Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verilir”
HMK 354. maddesinde “(1) Bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince inceleme, davanın özelliğine göre heyetçe veya görevlendirilecek bir üye tarafından yapılır.
(2) İnceleme sırasında gereken hâllerde başka bir bölge adliye mahkemesi veya ilk derece mahkemesi istinabe edilebilir.
Yine HMK’nun 357/3. maddesinde “İlk derece mahkemesinde usulüne uygun olarak gösterildiği halde incelenmeden reddedilen veya mücbir sebeple gösterilmesine olanak bulunmayan deliller bölge adliye mahkemesince incelenebilir.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Yukarıda belirtilen hükümler değerlendirildiğinde de, eksik delillerin bölge adliye mahkemesince toplanması gerektiği anlaşılmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesince tüm deliller birlikte değerlendirilerek yapılacak araştırma sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
Doğru görülmemiştir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan sair hususlar incelenmeksizin hükmün açıklanan nedenlerle, HMK’nun 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 21/11/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.