Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2012/8511 E. 2012/13617 K. 29.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8511
KARAR NO : 2012/13617
KARAR TARİHİ : 29.05.2012

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Dava dilekçesinde 20.000,00 TL ecrimisilin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili istenilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü-kısmen reddi cihetine gidilmiş, hüküm birkısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I
Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin davalılar ile iştirak halinde malik olduğu iki ayrı parselde tapuya kayıtlı fındık bahçesindeki mahsulünden yararlandırılmaması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla yıllara göre ayrı ayrı miktarlar belirtilmek suretiyle 2005- 2009 yılları arası toplam 20.000,00 TL ecrimisilin her yılın eylül ayının son gününden işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.Bir kısım davalılar vekili, müvekkillerinin davacıya ait yerleri kullanması için noterden ihtarnemeler çektiklerini ancak davacının kendisine düşen yerleri toplamayarak parasını istediğini, müvekkillerinin davacıya ayrılan kısmın mahsulünü toplamadıklarını savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davalıların sorumlu oldukları miktarlar ayrı ayrı belirtilmek suretiyle her iki taşınmaza yönelik açılan ecrimisil davasının 18.170,15 TL’lik kısmının kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş; hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir.Ancak, davanın tarafları 1300 ada 5 parsel ve 979 ada 1 parsel saılı taşınmazlara iştirak halinde maliktirler.TMK.mad. 693’e göre: “Paydaşlardan herbiri, diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir”. Buna göre, her paydaşın, müşterek mülkiyet konusu şeyin tamamı (veya bir kısmı) üzerinde yararlanma hakkı bulunmaktadır. Bu hak, ne mekân (yer), ne de zaman itibariyle sınırlandırılmıştır. Fakat paydaşlar, bu hususta değişik düzenlemeler getirebilirler. Zira, yasa, yalnızca her paydaşın kullanma ölçüsünü belirtmiştir. Kullanma olanağı sınırsız değilse (müşterek mülkiyet konusu bir apartmandaki asansörden yararlanma gibi), paydaşların örneğin bölünmüş ya da zamanla değişen bir kullanma anlaşmasıyla kullanmanın biçiminde uyuşmaları gerekir.Açıktır ki, sözkonusu yararlanma, ancak, diğer paydaşların haklarına saygı gösterildiği oranda hukuksal himaye görecektir. Nitekim, Medeni Kanun da, yararlanma hakkının, “diğer paydaşların hakları ile bağdaştığı ölçüde” mevcut bulunduğunu kesin bir biçimde belirtmiştir (TMK.mad.693). Kaldı ki TMK.mad.2 hükmü gereğince de bu sonuca ulaşılacaktır.Paya uyan bir belirtme ve sınırlandırma olmadığı takdirde, her paydaşın, öbürlerine zarar vermemesi kaydıyla taşınmazı kullanma hakkı vardır. Bu hakkın ölçüsü ise, her somut olayda durumun özellliğini gözönünde tutarak araştırılmak gerekir.TMK’nun 993-995 madde hükümleri tarafından düzenlenmiş ve uygulamada “ecrimisil” olarak isimlendirilen bir istemin de bulunduğu kabul edilen yasal tasfiye rejimi, halihazır zilyedin, iadesi istenen taşınmaz (nesne) üzerinde, iadeyi engelleyecek bir hakka sahip olmamasını gerektirir.Dosya kapsamından ecrimisil istenilen her dönemde fındık mahsulünün toplanmasına başlanmadan önce davacıya noterden ihtarname çekilmek suretiyle fındığın toplanmaya başlanacağı tarihin davacıya bildirildiği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 3.H.D.05.02.2002 gün ve 516/1187.) Bilirkişi raporlarından ve keşif sırasında dinlenen tanık beyanlarından; 979 ada 1 parsel sayılı taşınmazın toplam alanının 50.757,49 m2 olduğu ancak 44.330,07 m2’sinin fındık bahçesi olarak kullanıldığı, bu parselde 10.234,15 m2’lik alanın davacıya ayrıldığı ve davalılarca bu kısmın mahsulünün toplanmadığı anlaşılmaktadır. Davacının bu parselde 48/192 hissesi bulunduğuna göre; davacıya davalılarca ihtarname çekilerek mahsulünü toplaması olgusu da gözetildiğinde davacıya davalılarca ayrılan ancak hissesine düşen kısımdan geriye kalan kısım için ecrimisil hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.