YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/6961
KARAR NO : 2019/17537
KARAR TARİHİ : 08.10.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalıya ait işyerinde 01.11.2000-09.11.2008 tarihleri arasında çalıştığını, en son brüt 1.780,00 TL ücret aldığını, 09.11.2008 tarihinde küresel ekonomik kriz bahane edilerek yeniden yapılanmaya gidileceğinden bahisle iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından feshedildiğini, feshin haklı bir nedene dayanmadığını, davacının Basın İş Kanunu kapsamında çalışmış olmasına rağmen sigorta primlerinin 1475 ve 4857 sayılı yasa kapsamında ödendiğini, itibari hizmet süresinin tespiti için ayrıca dava açtıklarını, fazla mesai yapmasına, genel tatiller ile hafta tatillerinde çalışmasına karşın ücretlerinin ödenmediğini, yıllık izin ücreti ve ikramiye alacağı da bulunduğunu ileri sürerek; kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacakları ile bu alacakların gününde ödenmemesi nedeni ile %5 fazlaları ve ikramiye ile yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; zamanaşım itirazında bulunduklarını, davacının havalimanına gelen ve haber teşkil eden kişilerle ilgili haber ve görüntü elde etmekle görevli olduğunu, serbest zamanlı çalıştığını, fazla mesai yapmasının mümkün olmadığını, 2008 yılı Şubat-Ağustos aylarına ait fazla mesai, genel tatil, hafta tatili sütunu içeren maaş bordrolarını hiçbir çekince koymaksızın imzaladığını, bu aylara ilişkin taleplerinin başkaca incelemeye gerek olmaksızın reddinin gerektiğini, davacının haftalık izinlerini kullandığını ve tüm genel tatil ve bayramlarda da çalışmasının söz konusu olmadığını, davacıyla 4857 sayılı yasa kapsamında iş sözleşmesi yapıldığını, 4857 sayılı yasada fazla mesai, ulusal bayram, genel tatil ücreti, hafta tatili alacağının günlük %5 fazlasıyla talep edileceği yönünde bir hüküm bulunmadığını, davacının iş akdinin tümüyle davalının ekonomik koşullarının kötüleşmesi, giderlerinin artması, buna paralel olarak gelirlerinin azalması nedeniyle faaliyetlerini devam ettirebilmek için aldığı tedbirler nedeniyle organizasyonunun küçültülmesi ve bu bağlamda personel azaltılması zorunluluğuyla olduğunu, davacının yıllık izinlerini kullandığı, kabul anlamına gelmemek kaydı ile Basın İş Yasası 14. maddesi uyarınca ikramiyeye hak kazanabilmesi için işverenin kar elde etmesi gerektiğinin oysaki davacının çalıştığı dönemde davalı şirketin zarar ettiğini savunarak; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, davalı vekillinin temyizi üzerine Dairemizin, 16.10.2018 tarih ve 2015/28585 Esas-2018/18437 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; davacının, davalı nezdindeki çalışmasının bir kısmının İş Kanunu, bir kısmının ise Basın İş Kanunu kapsamında gerçekleştiği ve her dönemin tabi olduğu kanun hükümleri uyarınca ayrı ayrı değerlendirmesi gerektiği, Basın İş Kanunu kapsamında gerçekleşen çalışma dönemi bakımından yıllık izin ücreti alacağının son ücret üzerinen ve 29. madde yani 2 kat uygulanmaksızın hüküm altına alınması gerektiği ile davanın 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmeden önce ve kısmi dava olarak açıldığı dikkate alınarak, davalının süresinde yaptığı ıslaha karşı zamanaşımı itirazının da dikkate alınması gerektiği hususları belirtilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda da davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Mahkemece; bozma ilamına uyulmasına karşın, bozma gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Dairemizin, 16.10.2018 tarih ve 2015/28585 Esas-2018/18437 Karar sayılı bozma ilamında; davanın 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmeden önce ve kısmi dava olarak açıldığı dikkate alınarak, davalının süresinde yaptığı ıslaha karşı zamanaşımı itirazının dikkate alınması gerektiği belirtilmesine karşın, mahkemece bu hususun gözetilmemesi hatalıdır.
3- Dairemizin bozma ilamından sonra mahkemece aldırılan ve hükme esas teşkil eden bilirkişi raporunda; davacının Basın İş Kanunu kapsamında gerçekleşen çalışma dönemine ilişkin fazla mesai ücreti hesaplanırken, 240 saat yerine 225 saat katsayısı kullanıldığı anlaşılmakla, yapılan hesaplamanın hatalı olduğu ortadadır.
Hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 08.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.