Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2016/11182 E. 2019/6348 K. 14.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/11182
KARAR NO : 2019/6348
KARAR TARİHİ : 14.10.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:

Yargıtay bozma ilamında özetle; “yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek, 1975 yılında ölen murise ait dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan evde, tespit tarihi olan 2004 yılına kadar tüm mirasçıların birlikte kullanımlarının olduğu, davacı …’in murisin terekesinden diğer erkek kardeşler gibi payını aldığı, murisin kız çoçuklarına terekeden pay verilmediğinin dosya kapsamıyla da sabit olduğu, bu nedenle murisin kız çocuklarını bağlayıcı bir taksimin olmadığı, kaldı ki kendilerine mirastan pay verilmediği anlaşıldığından, dava konusu taşınmazın 30.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 250 metrekare yüzölçümündeki bölümü yönünden … dışındaki davacıların miras payı oranında tapu kaydının iptaline ve tapuya bu şekilde tesciline karar vermek gerekirken, davanın reddine karar verilmiş olmasının isabetsizliğine” değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne, çekişmeli 103 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 30.06.2014 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile belirtilen bölümünün davacılar …, …, …, …, …, … ve … adına kararda belirtilen paylar oranında tapuya kayıt ve tesciline, davacı … yönünden davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak dava, 103 ada 18 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen 250,00 metrekare bölümüne yönelik olup dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ev dava konusu olmadığına göre dava değeri 30.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen yerin arz değeri olan 8.747,50 TL’dir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiğine göre, davanın niteliği ve dava değeri gereği davacı ve davalı lehine avukatlık asgari ücret tarifesi gereği maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması isabetsiz olup bozma nedeni ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının 7. nolu bendinde bulunan “2.256,00” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “1.500,00” ibaresinin, 8. bendinde bulunan “144,00” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “1.500,00” ibaresinin yazılarak hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.