Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2012/13253 E. 2013/3065 K. 07.03.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/13253
KARAR NO : 2013/3065
KARAR TARİHİ : 07.03.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin işleteni olduğu davalıya kasko sigortalı aracın tek taraflı olarak yaptığı kazada hasarlandığını belirterek fazlaya dair haklarını saklı tutarak 40.000,00.-TL hasar bedelinin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.
Davalı …Ş. vekili, kazaya karışan aracın kaza tarihinde müvekkili tarafından kasko poliçesi ile teminat altında olmadığını, sözkonusu poliçenin davacının başka aracına aktarıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı … şirketinin geçerli şekilde yapılan poliçenin davacının talebi üzerine başka araç üzerine aktarıldığına ilişkin iddiasını ispat edememesi ve her iki tarafın da basiretli tacir gibi hareket etmedikleri, meydana gelen zarardan % 50 oranda sorumlu oldukları kabul edilerek 28.000,00.-TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, Kasko Sigorta Poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1263. maddesine göre sigorta sözleşmesi herhangi bir şekil şartına tabi kılınmamıştır. Diğer bir ifadeyle, sigorta sözleşmesi şekle tabi olmayan, birbirine uygun irade beyanı ile oluşan sözleşmelerdendir. Sözleşmenin yazılı bir belgeye bağlanması ancak ispat açısından önem kazanır. Bu bakımdan, sigorta poliçesi bir ispat aracıdır.
Nitekim, TTK’nın 1265. maddesinde, sigortacının sigorta sözleşmesi gereğince her iki tarafın sahip olduğu hakları ve yükümlülükleri gösteren bir sigorta poliçesi veya poliçe yerine geçmek üzere geçici bir sigorta ilmühaberi düzenleyip sigorta ettirene vermek zorunda olduğu öngörülmüştür. Sigortacı istediği takdirde, sigortalı dahi poliçe veya ilmühaberin ve eklerinin bir örneğini imzalayarak sigortacıya vermekle mükelleftir. Poliçe ve ilmühaberi sigorta ettirenin talebi üzerine nama, emre yahut hamile yazılı olarak tanzim olunabilir. Ayrıca TTK’nın 1267. maddesi gereğince de sigorta mukavelesinin sigorta ettirene sigortacı tarafından verilmesi zorunluluğu öngörülmüştür.
Somut olayda davalı … davacının hasar gören … plaka sayılı aracı için yapılan kasko sigorta poliçesinin davacının talimatı ile kaza tarihinden önce araç değişikliği ek belgesiyle … plaka sayılı araç üzerine aktarıldığını ve kaza tarihinde hasar gören … plaka sayılı araç için kasko sigorta poliçesinin olmadığını ileri sürdüğü, davacı yanın ise kendilerinin bu yönde bir talimatlarının olmadığını savunduğu anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından davacının … plaka sayılı aracından araç değişikliği ek belgesiyle … plaka sayılı araç üzerine kasko sigorta poliçesinin aktarılması nedeniyle prim tahakkuk ettirildiğine ilişkin ek ödeme miktarlarını gösterir poliçe örnekleri ibraz edildiği de anlaşılmaktadır.
Bu duruma göre yukarıda belirtilen TTK’nın 1265 ve 1267. maddeleri gözönünde bulundurularak, davalı … tarafından düzenlenen araç değişikliği ek belgelerinin davacıya bildiriminin yapılıp yapılmadığı, bunun yanında sözkonusu araç değişikliği için tahakkuk ettirilen ek prim miktarlarının davacı tarafından ödenmiş olup olmadığının belirlenmesi ile tahakkuk ettirilen bu ek prim miktarlarının davacı tarafından yatırılmış olması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ve değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de, mahkemece kasko sigorta poliçesinin geçerli olarak kurulduğu ve poliçenin başka araca aktarıldığına ilişkin istemin sigortalının kendi talebi üzerine yapıldığının ispatına yönelik yazılı belge bulunmadığı kabul edilmesine karşın, davacı ve davalı yanın basiretli tacir gibi hareket etmedikleri yönündeki değerlendirmeyle hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen miktarın yarısı oranındaki 28.000,00.-TL’ye hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … şirketine geri verilmesine 7.3.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.