YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/12660
KARAR NO : 2018/14120
KARAR TARİHİ : 31.10.2018
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Görevi yaptırmamak için direnme, hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma,
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
a- Sanığa yükletilen trafik güvenliğini tehlikeye sokma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık …’in ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
b- Hakaret ve görevi yaptırmamak için direnme suçlarından verilen hükümlerin temyizine gelince, başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1- TCK’nın 265. maddesinde “görevi yaptırmamak için direnme” başlığıyla “seçenekli hareketli” ve “amaçlı bir fiil” olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının “cebir veya tehdit” şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü göz önüne alındığında, sanığın jandarmalara söylediği kabul edilen, “Doğudan devamlı şehit geliyor sizin burada …. kalkıyor, Doğuda sesiniz çıkmıyor burada fedai kesiliyorsunuz .., siz benim kim olduğumu biliyor musunuz, sabah hepinizi Hakkari’ye sürdüreceğim” şeklindeki sözlerin, olayın bütünü ve söylendiği ortam içinde değerlendirildiğinde, anayasal şikayet hakkının kullanılması iradesini ortaya koyan sözler olduğu, yine sanığın, görevlilerin yerlerini değiştirme yahut görevlerine son verme konusunda herhangi bir yetki ve gücü bulunmayıp, sözlerin, sonuç almaya elverişli, objektif olarak mağdurlar üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte bulunmaması nedeniyle, görevi yaptırmamak için direnme suçunun unsuru olan tehdit suçunu oluşturmadığı gözetilmeden hükümlülük kararı verilmesi,
2-Hakaret suçundan kurulan hükümde ise,
A- Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/03/2012 gün ve 3/270-88 sayılı kararında belirtildiği üzere; ceza muhakemesi hukukumuzda mahkemelerce bir yargılama faaliyetinin yapılabilmesi ve hüküm kurulabilmesi için, yargılamaya konu edilecek eylemle ilgili, usulüne uygun olarak açılmış bir ceza davası bulunması gerekmektedir. 5271 sayılı CMK’nın 170/1. maddesi uyarınca ceza davası, kural olarak Cumhuriyet Savcısı tarafından düzenlenecek bir iddianame ile açılır. Anılan Kanunun 170. maddesinin 4. fıkrasında da; “iddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır” düzenlemesine yer verilmiştir.
CMK’nın 225. maddesinde yer alan; “hüküm, ancak iddianamede unsurları gösterilen suça ilişkin fiil ve faili hakkında verilir. Mahkeme, fiilin nitelendirilmesinde iddia ve savunmalarla bağlı değildir” şeklindeki düzenleme gereğince de hangi fail ve fiili hakkında dava açılmış ise ancak o fail ve fiili hakkında yargılama yapılarak hüküm verilebilecektir.
Anılan yasal düzenlemelere göre, iddianamede açıklanan ve suç oluşturduğu ileri sürülen eylemin dışına çıkılması, dolayısıyla davaya konu edilmeyen fiil veya olaydan dolayı yargılama yapılması ve açılmayan davadan hüküm kurulması yasaya açıkça aykırılık oluşturacaktır.
Öğretide “davasız yargılama olmaz” ve “yargılamanın sınırlılığı” olarak da ifade edilen bu ilke uyarınca, hâkim ancak hakkında dava açılmış bir fiil ve kişi ile ilgili yargılama yapabilecek ve önüne getirilen somut uyuşmazlığı hukuksal çözüme kavuşturacaktır.
Somut olayda; Yeşilova Cumhuriyet Başsavcılığının 07/10/2013 tarihli iddianamesiyle, sanığın görevi yaptırmamak için direndiğinden ve trafik güvenliğini tehlikeye soktuğundan bahisle kamu davası açılması ve hakaret suçundan açılmış bir dava bulunmaması karşısında, yargılama aşamasında mahkemece, müştekilere hakaret etmesi nedeniyle sanığa olayda uygulama yeri bulunmayan CMK’nın 226. maddesine göre ek savunma hakkı verilerek iddianamede yargılama konusu yapılmayan hakaret suçundan da ayrıca mahkumiyet hükmü kurulması,
B- Kabule göre de,
a) Görevi yaptırmamak için direnme ve trafik güvenliğinin tehlikeye sokulması suçlarında tayin edilen hapis cezalarının seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmiş olması karşısında, farklı bir gerekçe sunmadan hakaret suçunda seçimlik cezalardan hapis cezasının seçilmesi suretiyle, hükümde çelişkiye düşülmesi,
b) TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağının ortadan kalkmış olması,
Bozmayı gerektirmiş ve sanık …’in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 31/10/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.