Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/17377 E. 2019/15846 K. 15.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17377
KARAR NO : 2019/15846
KARAR TARİHİ : 15.10.2019

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEMYİZ EDENLER : Sanık, katılan vekili

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan … vekilinin hükmü yalnızca katılan …’e yönelik tehdit eyleminden kurulan beraat hükmü yönünden temyiz ettiği, bu nedenle katılan … Şahin vekili sıfatıyla temyizi olmadığı belirlenerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
A-Sanığa yükletilen tehdit eyleminden kurulan beraat hükmünün temyiz incelemesinde;
Eyleme ve yükletilen suça yönelik katılan … vekilinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B-Sanığa yükletilen kişilerin huzur ve sükununu bozma eylemlerinden kurulan mahkumiyet hükümlerinin temyizine gelince;
1-Bir kimseyi sırf rahatsız etmek amacıyla telefon edilmesi, gürültü yapılması ya da aynı maksatla hukuka aykırı başka bir davranışta bulunulması eylemlerinin ısrarla yapılması halinde, TCK’nın 123. maddesindeki kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun oluşacağı gözetilmeden, sanığın katılan …’in evinin önüne giderek “seni seviyorum” diye bağırması şeklinde gerçekleşen eyleminde, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun özel kast unsurunun ne şekilde oluştuğu açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi,
2-Kabule göre de;
5237 sayılı Kanun’un 43/2. maddesi uyarınca aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması neticesinde tek bir ceza verileceğinin düzenlendiği, dosya kapsamına göre sanığın katılanlara karşı aynı olay içerisinde müştereken gerçekleştirdiği kişilerin huzur ve sükununu bozma eyleminin bu kapsamda değerlendirilerek, 5237 sayılı Kanun’un 123/1. maddesi gereğince verilecek cezanın, aynı Kanun’un 43/2. maddesi yollamasıyla anılan maddenin 1. fıkrasına göre artırılarak belirlenmesi yerine, her bir katılan için ayrı ayrı ceza verilmek suretiyle yazılı şekilde fazla ceza tayin edilmesi,
3-Sanığa yükletilen kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun gerçekleştiğinin kabul edilmesi halinde ise;
Sanığın işlediği kabul edilen ve uzlaşmaya tabi bir suç olan kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun, suç tarihi itibariyle uzlaşmaya tabi olmayan tehdit ve cinsel taciz suçları ile birlikte işlendiği gerekçesiyle sanık hakkında uzlaşma hükümleri uygulanmamış ise de, sanığın tehdit ve cinsel taciz suçlarından beraat etmiş olması göz önüne alındığında, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunun CMK’nın 253/3. maddesi uyarınca uzlaşmaya tabi hale geldiği anlaşılmakla, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu yönünden uzlaşma hükümlerinin uygulanması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 15/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.