YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/3859
KARAR NO : 2013/11727
KARAR TARİHİ : 10.09.2013
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-KARAR-
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait aracın 15.09.2011 günü gerçekleşen kazada hasarlanması üzerine müvekkilinin davalı kasko şirketine başvurduğunu, ancak davalının ödeme yapmaktan kaçındığını ileri sürerek 11.622 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, ayrıca tespit dosyasında yapılan 353 TL tespit gideri ile 200 TL vekalet ücretinin de yargılama giderleri ile birlikte hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulü ile 5.500 TL tazminatın temerrüt tarihi olan 09.10.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, kasko sigorta sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davacının aracı trafikte seyir halinde iken, başka bir aracın arkadan çarpması üzerine araç sıçrayarak önündeki araca çarpmış, bu şekilde gerçekleşen kazada araç hem önden hem arkadan hasarlanmıştır. Mahkemece hükme esas alınan 30.12.2010 tarihli raporda, aracın arka kısmında oluşan hasarın şekli ve değişmesi gereken parçalar hususu netliğe kavuşturulmuş değildir. Oysa araca arkadan çarpıldığı hususu sabittir. Bu durumda mahkemece konusunda uzman bilirkişi heyetinden, araçtaki hasarın şekli ve hasar bedeli hususunda gerekçeli, ayrıntılı ve denetime elverişli bir rapor aldırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulmuş olması isabetli değildir.
2-Davacı tarafça davadan önce delil tespiti yaptırılmış olup, delil tespiti giderleri yargılama giderlerindendir. Bu durumda mahkemece davacının delil tespiti giderlerinin davanın kabul-red oranına göre yargılama giderlerine eklenerek hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde bu talep hususunda karar verilmemiş olması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 10.09.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.