Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/10979 E. 2013/17869 K. 03.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10979
KARAR NO : 2013/17869
KARAR TARİHİ : 03.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, davalı Kurum tarafından gönderilen ödeme emirlerinin ve takibin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava,11.6.2006 tarihinden itibaren dava dışı S.S.Görkemcan Yapı Kooparatifi yönetim kurulu üyesi ve muhasip üye 24.3.2008-15.12.2009 ve 16.2.2009-30.5.2010 tarihleri arasında da adı geçen kooperatifin başkanı olan olan davacıya, kooperatifin 2001/12- 2009/1-2-3 aylara ait ödenmeyen prim ve işsizlik pirimi ve gecikme zammından ibaret alacakların tahsili amacıyla 16 ayrı takip dosyasından gönderilen toplam 27.718.41 TL lik ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile toplam 27.718.41 TL lik borcun 11.216.84 Tl si yönünden itirazın kabulüne 16.501.57 TL lik takip yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasanın uygulanmasından önce yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa’nın 80/12. maddesinde, sigorta primlerini haklı sebepleri olmaksızın tahakkuk ve tediye etmeyen kamu kurum ve kuruluşların tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri mesul muhasip, sayman ile tüzelkişiliği haiz diğer işverenlerin üst düzeydeki yönetici veya yetkililerinin kuruma karşı, işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olacakları öngörülmüş ve primlerin ödenmesinde müteselsilen sorumlu “üst düzey yönetici” ve “yetkiliden” söz edebilmek için ise primlerin tahakkuk ve ödenmesinde yetkili üst düzey yönetici olması, yönetim kurulu başkanı, başkan yardımcısı gibi ünvan taşıması veya temsil ve ilzam yetkisine sahip yönetim kurulu üyesi olması gerekli idi .
1.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Yasa ile yeni bir düzenleme getirilmiş 88.maddesinde “Kurumun sigorta primleri ve diğer alacakları haklı bir sebep olmaksızın bu Kanında belirtilen sürelerde ödenmez ise Kamu idarelerini tahakkuk ve tediye ile görevli kamu görevlileri ,tüzel kişiliğe haiz diğer işverenlerin şirket Yönetim Kurulu üyeleri de dahil olmak üzere üst düzeydeki yönetici veya yetkilileri ile kanuni temsilcileri Kuruma karşı işverenleri ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur” hükmü yer almaktadır.Görüldüğü üzere 506 sayılı Yasa döneminde tüzelkişiliğe haiz işverenlerin vyönetim Kurulu üyelerini prim borcundan sorumlu olması için ,üst düzey yönetici, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin bulunması gerekirken 5510 sayılı yasada prim borçlarından sorumlu tutulmak için Yönetim Kurulu üyesi olması yeterli bulunmuştur.
Somut olayda; ödeme emirlerinin davacıya 11.3.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın süresinde 16.3.2010 tarihinde açıldığı, davacının 11.6.2006-15.2.2009 tarihleri arasında kooparatif genel kurulu kararı ile muhasip üye seçildiği 15.2.2009 tarihli genel kurul kararı ilede dört yıllığına genel kurul başkanı seçildiği dolayısıyla davacının 11.6.2006 tarihinden itibaren kooparatifin pirim borçlarından sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.Bu husus mahkemenin de kabulünde olmasına rağmen davacının sorumlu olduğu borçların tespiti amacıyla alınan bilirkiş raporunda hesap hatalarının yapıldığı özellikle 2007/010800 sayılı takip dosyası ile 2006/6-12 ila 2001/1 aylara ilişkin prim aslı ve gecikme zammı toplamı 6.153.95 TL olduğu halde bilirkişi tarafından 2.977.06 TL olarak hesaplandığı görülmekte olup raporun denetime elverişli olmadığı açıktır.
Mahkemece yapılacak iş :Davacının prim borçlusu kooparatifin 11.6.2006 tarihinden itibaren doğan borçlarından dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gözetilerek davacıya gönderilen ödeme emirlerindeki prim aslı ve gecikme zamlarından ibaret toplam borç miktarları doğru olarak tespit edilerek davacının sorumlu olduğu miktar konusunda bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibarettir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ:Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 03/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.