Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2011/235 E. 2011/1321 K. 10.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/235
KARAR NO : 2011/1321
KARAR TARİHİ : 10.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tescil

… ve müşterekleri ile Hazine ve Deveören Köyü Tüzel Kişiliği aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Kıbrıscık Sulh Hukuk Mahkemesinden verilen 23.06.2009 gün ve 62/50 sayılı hükmün Yargıtay’ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar, kendileri adına tespit edilen 118 ada 50 parsel sayılı taşınmazın batısında ve kuzeyinde paftasında yol olarak bırakılan bir parça taşınmazın adlarına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Hazine vekili, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olup zilyetlik ile kazanma şartlarının gerçekleşmediğini açıklayarak davanın reddini savunmuş, davalı köy temsilcisi yargılama oturumlarına katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı …vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava,kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen taşınmazın TMK.nun 713/1 ve 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi gereğince tescili isteğine ilişkindir. Tespit dışı bırakılma işleminin yapıldığı tarihten sonraki kazanmayı sağlayan zilyetliğe dayanılması halinde, kural olarak taşınmaz üzerinde zilyetliğin kurulduğu tarihten itibaren kazanma süresi ve koşullarının başlatılması ve diğer şartların varlığı halinde davanın kabul edilebilmesi için tespit dışı bırakılma tarihinden dava tarihine dek en az 20 yıl geçmiş olması gerekir. İlke bu olmakla beraber Daire uygulaması gereğince, tespit dışı bırakılma tarihinden itibaren 3402 sayılı Kadastro Kanununun 7/4 maddesi gereği hak arama nitelikli olarak Kadastro Komisyonlarına veya Kadastro Mahkemesine başvurulmasından sonra geçecek makul süre içerisinde açılacak davalarda tespit dışı bırakılma tarihinden önceki zilyetliğin kazanma bakımından nazara alınacağı kabul edilmiştir. Somut olayda; dava konusu taşınmaz bölümüne, komşu olan taşınmazların kadastro tutanak örneklerinden kadastro tespiti en geç 23.12.1999 tarihinde yapılmış olup temyiz incelemesine konu dava ise, 05.08.2008 tarihinde açılmıştır. Kadastro çalışmalarının yapılmasıyla paftasında yol olarak bırakıldığı tarihten 9 yıl geçtikten sonra açılan bu davanın kadastro öncesi nedenler bakımından makul süre içinde açıldığı kabul edilemez. Kadastrodan sonraki sebepler açısından dava konusu taşınmazın paftasında yol olarak gösterildiği tarihten sonra dava tarihine kadar 20 yıllık kazanma süresi de geçmediğine, bu nedenle de davacı yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluşmadığına göre, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru olmamıştır.
Kabule göre de davanın tescil davası olup davalı Hazinenin yasal hasım olduğu gözardı edilerek yargılama giderlerinden sorumlu tutulması doğru değildir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,10.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.