YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/23259
KARAR NO : 2019/35799
KARAR TARİHİ : 15.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 4733 sayılı Kanuna muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, erteleme, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1. 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesine objektif koşullar bakımından engel hali bulunmadığı anlaşılan sanığın savunmasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını talep ettiği ve zararı ödemek istediği yönünde beyanda bulunduğu gözetilmekle, kararda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının koşulları arasında sayılan ve 5271 sayılı CMK’nun 231/6-(b) bendinde düzenlenen sübjektif şarta ilişkin olumlu veya olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı da nazara alınarak, sanık hakkında düzenlenen yakalama evrakına vergilerden ibaret zarar miktarı açıkça yazılmadığı gibi kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının da eklenmediği bu sebeple sanığın zarardan haberdar olmadığı anlaşılmakla, dava konusu eşyanın “ithalinde öngörülen gümrük vergileri ile diğer eş etkili vergiler ile mali yükler” toplam tutarı olan miktarın kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre, gerektiğinden 5271 sayılı gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, “kamu zararının giderilmediği” şeklindeki hatalı ve başka gerekçede gösterilmeden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK’nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, mahkum olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.