Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/5020 E. 2019/9796 K. 04.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5020
KARAR NO : 2019/9796
KARAR TARİHİ : 04.11.2019

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Terkin (Kıyı-Kenar)

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili; 912 nolu parselin ekte sunmuş oldukları krokide kırmızı kalemle işaretli kısmının kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığını, bu yerlerin kamuya açık yerlerden olduğunu, devamla da kırmızı kalemle işaretli kısmın kıyı kenar çizgisi kapsamında kaldığından tapusunun iptali ile binanın kal’ine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuştur.
Dosya safahatı incelendiğinde; Yargıtay 1.Hukuk Dairesinin 05.11.2011 tarihli karar düzeltme isteminin incelenmesinde ” Hal böyle olunca; uyuşmazlığın 3.4.2007 tarihli ve 2007/1944-3633 Esas-Karar sayılı Daire bozma kararı çerçevesinde çözüme kavuşturulması ve sonucuna göre bir karar verilmesi için hüküm bozulmalıdır.” denildiği; 03.04.2007 tarihli ilamın içeriğinin ” Bilindiği üzere; 29.12.1934 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan 2644 Sayılı Tapu Kanunu’nun 8.ve 9. maddeleri hükümleri, denizden izinli veya izinsiz doldurulan yerlerin bazı usul ve esaslar dairesinde mülkiyetinin doldurana devredilmesine, sicil kaydı oluşturulmak suretiyle özel mülkiyete konu edilmesine imkan tanınmış ve bu uygulama 1956 yılında yürürlüğe giren 6785 Sayılı İmar Yasası’nda bazı değişiklikler yapılmasını içeren 1605 Sayılı Yasa’nın yürürlük tarihi olan 20.7.1972 tarihine kadar devam etmiştir. Ancak 1605 Sayılı Kanun’un ek 7.maddesinin son fıkrası dolgu ile mülk edinme yolunu tümden kapatmış ve kıyıların özel yasalardan kaynaklanan tasarrufuna dair istisnai hükümleri dışında özel mülkiyete konu edilemeyeceğini kabul etmiş, bununla birlikte bu Kanun’un yürürlüğe girme tarihi olan 20.7.1972 tarihine kadar kazanılmış haklar saklı tutulmuştur. Bunun yanında, 5516 Sayılı Kanun’da da, bataklıkların kurutulması ile elde edilen toprakların hukuki durumları düzenlenmiştir.
Hal böyle olunca, yerinde yeniden keşif yapılması, uzman bilirkişilerden bilimsel verilere dayalı rapor alınarak çekişmeli taşınmazın ne şekilde meydana geldiğinin kesin biçimde açıklığı kavuşturulması, ondan sonra, yukarıda değinilen yasal düzenlemeler gözetilmek suretiyle tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yetinilip yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.” şeklinde olduğu görülmüş ve Mahkemece bozma ilamı doğrultusunda; davalıların kazanılmış haklarının olduğu kabulü edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan yerin tapusunun iptali ve binanın kal’i istemine ilişkindir.
TMK’nin 999. maddesine göre ”Özel mülkiyete tâbi olmayan ve kamunun yararlanmasına ayrılan taşınmazlar, bunlara ilişkin tescili gerekli bir aynî hakkın kurulması söz konusu olmadıkça kütüğe kaydolunmaz. Tapuya kayıtlı bir taşınmaz, kayda tâbi olmayan bir taşınmaza dönüşürse, tapu sicilinden çıkarılır.”
Yukarıda belirtilen madde uyarınca tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dosya içerisinde bulunan 25.11.2005 tarihli Jeoloji mühendislerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyeti ve 09.12.2005 tarihli fenni bilirkişi raporu sonucunda dava konusu taşınmazın kıyı kenar çizgisi içerisinde kaldığı anlaşıldığına göre; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 04.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.