Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2009/650 E. 2010/8269 K. 27.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/650
KARAR NO : 2010/8269
KARAR TARİHİ : 27.04.2010

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ :Katılma Alacağı

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hükmün temyizen mürafaa icrası suretiyle tetkiki istenilmekle duruşma için tayin olunan 20.4.2010 günü duruşmalı temyiz eden … geldi. Karşı taraf temyiz eden… ile vekilleri gelmedi. Gelenin konuşması dinlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için duruşmadan sonraya bırakılması uygun görüldü. Bugün dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz isteğinin reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine, peşin alınan harcın mahsubuna ve 60.00’ar TL. temyiz başvuru harçları peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.27.04.2010(Salı)

KARŞI OY YAZISI

Davalı tarafından açılan boşanma davasının kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, boşanma kararı 4.2.2008 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece evliliğin boşanma sebebiyle sona erdirilmesine karar verildiğine göre, taraflar arasında 1.1.2002 tarihinden itibaren geçerli olan “edinilmiş mallara katılma” rejimi boşanma davasının açıldığı 17.5.2006 tarihinden sona ermiştir. (TMK. m.225/2)
Davacı, dava dilekçesinde; Oyak’tan 30.000 YTL. kredi kullandığını, arkadaşından 24.000 YTL. borç aldığını ve birikimi olan 1.000 YTL.’yi de katarak 13.5.2005 tarihinde toplam 55.000 YTL.’ye dava konusu (24) parsel numaralı taşınmazı satın aldığını, eşine olan sevgisinin nişanesi olarak tapu kaydını eşi üzerine yaptırdığını ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile kendisi adına tesciline karar verilmesini istemiş; 9.11.2007 tarihinde davasını ıslah etmiştir. Islahla; edinilmiş mallara katılma rejiminin tasfiyesi ile taşınmazın alımında 54.000 YTL. tutarındaki katkısı için Türk Medeni Kanununun 230. maddesi uyarınca denkleştirme işlemi yapılmak suretiyle artık değere katılma alacağının hesaplanmasını, bu suretle hesaplanacak olan katılma alacağının yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Edinilmiş mallara katılma rejiminde, her eş veya mirasçıları, diğer eşe ait artık değerin yarısı üzerinde hak sahibi olurlar. (TMK. m.236/1) Artık değer, eklemeden ve denkleştirmeden elde edilen miktarlar da dahil olmak üzere her eşin edinilmiş mallarının toplam değerinden bu mallara ilişkin borçlar çıkarıldıktan sonra kalan miktardır. (TMK. m.231)
Taşınmaz, 13.5.2005 tarihinde, bedelinin tamamı peşin ödenerek davalı tarafından üçüncü kişiden satın alınmıştır. Davacı, taşınmaz iktisabına ilişkin akdi ilişkinin tarafı değildir. Türk Medeni Kanununun 222. maddesinin (son) fıkrasındaki yasal karinenin aksi davalı tarafından ispatlanmadığına göre, bu mal davalının “edinilmiş malıdır” Mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla bu mala ilişkin herhangi bir borç bulunmamaktadır. Oyak’tan davacının kullandığı kredi taşınmazın alımında “katkı” olarak verilmiş olsa dahi, davacının yasanın 227. maddesine dayanan bir alacak isteği bulunmadıkça bu borç taşınmazın borcu sayılmaz, davacıya ait bir borçtur. Davalının, kocasının Oyak’tan aldığı krediye karşılık 18.5.2005 tarihinde taşınmazı üzerinde kredi alacaklısı lehine ipotek tesis ettirmiş olması da borcu, edinilmiş malın borcu haline getirmez. Davacıya ait bu borç miktarı; davalı eşin kişisel malından edinilmiş malına veya edinilmiş malından kişisel malına değer kayması halinde uygulanabilecek olan Türk Medeni Kanununun 230. maddesi kapsamında denkleştirmeye de esas alınamaz. Öyleyse, bu malın tasfiye anındaki sürüm değeri ((69.918 YTL.=TL) üzerinden davacının katılma alacağının hesaplanması gerekirken, mahkemece, davacının Oyak’a olan kredi borcu için davalı tarafından boşanma davasının açılmasından (mal rejiminin sona ermesinden) sonra ki dönemde Oyak’a ödenen 18.552 YTL.=TL.) nın , “edinilmiş mallara ilişkin borç” kabul edilip, taşınmazın tasfiye anındaki belirlenen sürüm değerinden düşülmesi doğru bulunmamıştır. Hükmün açıklanan bu sebeple bozulması gerektiği düşüncesiyle değerli çoğunluğun onama görüşüne bu bakımdan iştirak etmiyoruz.