YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6147
KARAR NO : 2019/6980
KARAR TARİHİ : 03.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet
Sanık hakkında 2008, 2009 ve 2010 takvim yıllarında sahte fatura düzenlemek suçlarını işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın savunmalarında şirketin tüm muhasebe kayıtlarını muhasebecisi olan …’in verdiği umumi vekaletnameye istinaden gerçekleştirdiğini, şirketin hiçbir faaliyetine katılmadığını ve hiç bir faturasını düzenlemediğini belirtmesi; …’in vergi denetmenine verdiği 08.02.2012 tarihli ifadesinde sanığın 2008 yılının mayıs ayında şirket kurmak için kendisine geldiğini, şirketin kuruluş işlemlerinin yaptığını, daha sonra yüksek tutarlı faturalar gelmeye başlayınca şüpheye düştüğünü ve muhasebe hizmetini bıraktığını beyan etmesi; …’in mahkemece dinlenmemiş ve sanığın bu kişiye şirket işleri konusunda vekaletname verip vermediğinin araştırılmamış olmasına rağmen dosya arasında …’in adının yer aldığı ancak içeriğinin tam olarak okunamadığı noterlikçe düzenlenen bir belgenin bulunması; yine dosya arasında sanığın şirket işleri konusunda şirket adına bastırılan faturaları matbaadan teslim aldığı da tespit edilen … isimli şahsa verdiği 25.11.2008 tarihli vekaletnamenin bulunması; vergi tekniği raporu ekinde yer alan 09.02.2012 tarihli karşıt inceleme tutanağında şirket yetkilisinin sanığı hatırlamadığını ifade etmesi; dosya arasında bulunan 2009 takvim yılına ait bir kısım suça konu faturalar üzerinde imza ve yazı incelemesi yaptırılmamış olması karşısında, maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından;
1)Öncelikle suça konu 2008 ve 2010 takvim yıllarına ait fatura asıllarından kanaat oluşturacak sayıda temin edilmesi ile her takvim yılına ilişkin faturaların sanığa gösterilerek yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması, kendisine ait olmadığını, …’e ait olduğunu söylemesi halinde; …’in CMK’nin 48. ve 46/1-c maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi ve faturalar kendisine gösterilerek faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olup olmadığının sorulması,
2)… de faturalardaki yazı ve imzaların kendisine ait olmadığını söylediği takdirde; yazı ve imza örnekleri temin edilerek, faturalardaki yazı ve imzaların sanığa veya …’e ait olup olmadığı konusunda uzman bir kurum veya kuruluştan rapor alınması,
3)Faturalardaki yazı ve imzaların, …’e ait olduğunun belirlenmesi halinde, bu kişi hakkında suç duyurusunda bulunulması ve dava açıldığı taktirde bu dava ile birleştirilmesi,
4)Faturalardaki yazı ve imzaların sanığa ve …’e ait olmadığının anlaşılması halinde ise;
a)Faturaları kullandığı belirlenen mükellefler hakkında karşıt inceleme raporu düzenlenip düzenlenmediğinin ilgili vergi dairesinden sorularak, düzenlenmiş ise onaylı örneklerinin getirtilmesi,
b)Aynı mükellefler hakkında dava açılıp açılmadığını araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
c)Faturaları kullanan şirket yetkilileri veya kişilerin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıklarının, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların alınması konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması,
d)Sanığın …’e şirket işlerini yürütmesi konusunda vekaletname verip vermediğinin ilgili yerlerden araştırılması ile verildiğinin tespiti halinde onaylı örneğinin dosya arasına alınması,
e)Sanığın vekalet verdiği … isimli şahsın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespit edilerek CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakkı hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
5)Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 03.10.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.