YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/20919
KARAR NO : 2019/16295
KARAR TARİHİ : 21.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, katılan sanık …’ın temyiz talebinin, kasten yaralama ve tehdit suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik olup, sanık … hakkında kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararına yönelik olmadığı, ayrıca katılan sanık … müdafiinin temyiz talebinin de sanık … hakkında hakaret ve kasten yaralama suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin olduğu belirlenerek dosya görüşüldü:
1-Sanık …’a yükletilen kasten yaralama ve sanık …’a yükletilen hakaret ve kasten yaralama suçlarına yönelik temyiz incelemesinde;
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göreyapılan incelemede;
Sanıklara yükletilen hakaret ve silahla kasten yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemlerin sanıklar tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Tekerrüre esas hükümlülüğü bulunan sanık … hakkında, TCK’nın 58. maddesi uygulanmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı
Anlaşıldığından, sanık … müdafiinin ve sanık …’ın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
2-Sanık …’a yükletilen katılan sanık …’in tehdit suçuna yönelik temyize gelince;
a-Sanığın aşamalarda tehdit suçlamasını kabul etmemesi, katılan sanıklar … ve …’ın aşamalarda sanığın, …’i “keserim seni” diyerek tehdit ettiğini, tanıklar … ve …’in ise tehdit eylemine yönelik beyanının bulunmaması karşısında, sanık, katılan sanıklar ve tanık ifadeleri arasındaki çelişkilerin giderilmesi, giderilemediği takdirde, hangi anlatıma hangi nedenle üstünlük tanındığı tartışılmadan yetersiz gerekçeyle sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
b-Kanıtlar değerlendirildikten sonra suçun oluştuğunun kabul edilmesi halinde ise,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca, (a) bendindeki bozma dışında diğer yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 21/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.