Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2015/19795 E. 2019/16449 K. 22.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19795
KARAR NO : 2019/16449
KARAR TARİHİ : 22.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, mala zarar verme,6136 sayılı Yasaya muhalefet, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, önce bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından, tebligata, Tebligat Kanununun 23/1-8 ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gözetilmeksizin, sanık …’in yokluğunda verilen gerekçeli kararın bilinen sonra adresi ile sisteme kayıtlı adresi aynı olması nedeniyle önce MERNİS adresi belirtilmeksizin kayıt sistemindeki adrese tebliği gerekirken, doğrudan MERNİS şerhli olarak Tebligat Kanununun 21/2. maddesine göre tebliğe çıkarıldığı, muhtarın imzasına tebliğ işleminin yapıldığı ve bu nedenle de tebligatın usulsüz olduğu,
2-Sanık …’ün suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan kurulan ceza verilmesine yer olmadığında dair hükmü temyiz etmesine rağmen, tebliğnamede görüş bulunmadığı,
Anlaşıldığından, sanık …’ün temyiz davası isteği hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA ve dosyanın, sanık …’e kararın yöntemince tebliğ işlemi gerçekleştirildikten sonra tebliğ edildiğine dair evrak, verilmesi halinde temyiz dilekçesi de eklenip, sanık … hakkında, suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçundan verilen hüküme yönelik görüş ile birlikte EK TEBLİĞNAME DÜZENLENDİKTEN sonra Dairemize yollanılmak üzere, incelenmeksizin karar mahkemesine ve sonrasında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GERİ GÖNDERİLMESİNE, 22/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.