Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2019/4410 E. 2019/9668 K. 01.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/4410
KARAR NO : 2019/9668
KARAR TARİHİ : 01.10.2019

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : TCK’nın 179/3-2, 62/1, 50/3-1-a, 52/2. maddeleri gereğince mahkumiyet

Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dairemizin 20.03.2018 tarih 2017/7254 esas, 2018/3170 karar sayılı ilamı ile “Sanık adli sicil kaydında bulunan Reyhanlı Sulh Ceza Mahkemesinin 2006/170 esas 2007/367 karar sayılı ilamındaki 6 ay hapis cezasını gerektirir mahkumiyet TCK’nın 106/1-1. madde, fıkra ve cümlesinde düzenlenen tehdit suçuna ilişkin olup, hükümden sonra 02.12.2016 tarihli, 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve TCK’nın 106/1. madde ve fıkrasında tanımı yapılan tehdit suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; TCK’nın 7/2. madde ve fıkrası uyarınca; “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek, 6763 sayılı Kanun’un 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı Kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumu mahkemesince değerlendirileceğinden, bu husus araştırılıp, sanık hakkında TCK’nın 50/3. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması” gerekçesiyle sanığın sabıkasından bulunan Reyhanlı (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin 18.05.2006 2016/170 esas, 2017/367 karar sayılı hükmü ile tehdit suçundan verilen 6 ay hapis cezasının TCK’nın 50/3 maddesinin uygulanmasına engel olup olmayacağı yönünden kararı veren mahkemece uyarlama yapılmasının ardından, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi bakımından bozulmasına karar verilmiş ve sanık hakkında yapılan uyarlama sonucundan uzlaşma sağlanamadığından yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, TCK’nın 50/3 maddesinin uygulanmasına engel teşkil eden sabıkası bulunan sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/3 ve 50/1-a maddeleri gereğince 500 TL adli para cezasına çevrilemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
İncelenen dosyada; 05.08.2017 tarihli ve 30145 Mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 21. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 291. maddesinin 1. fıkrasındaki 15 günlük sürenin istinaf mahkemelerine ilişkin temyiz süresini düzenlediği, daha önce Yargıtay incelemesinden geçen dosyalara ilişkin temyiz süresinin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesine göre 1 hafta olduğu gözetilmeksizin, hüküm fıkrasında temyiz süresinin 15 gün olarak belirlenmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı anlaşıldığından, yokluğunda verilen 22.01.2019 tarihli hükme ilişkin gerekçeli kararı 21.02.2019 tarihinde tebellüğ eden sanığın 05.03.2019 tarihli temyiz talebinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede:
Bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın nedensiz temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 01/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.