Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2013/243 E. 2013/2597 K. 28.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/243
KARAR NO : 2013/2597
KARAR TARİHİ : 28.02.2013

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret ve Bakırköy Tüketici Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

– K A R A R –

Dava, araç satışı nedeniyle alacak ve maddi-manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir
Asliye Ticaret Mahkemesince, uyuşmazlığın 4077 Sayılı Yasa kapsamında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Tüketici Mahkemesi ise, uyuşmazlığın harici satış sözleşmesinden kaynaklandığını belirterek görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut olayda davacı vekili, müvekkilinin davalıya bedelini tamamen ödeme suretiyle araç siparişi verdiğini, ancak kendisine bu araç yerine 2. el vasfında başka bir aracın verildiğini, yine davalıya teminat amacıyla verilen senedin haksız olarak icra takibine konulması nedeniyle de icra tehdidi altında davalıya ödeme yapmak zorunda kaldığını belirterek, yapmış olduğu ödemeler ile ayıplı ifa nedeniyle maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. Buna göre davacının 4077 sayılı Kanunda belirtilen “Tüketici” tanımına girdiği, davalının ise “satıcı” konumunda olduğu ve uyuşmazlığın da resmi olsun ya da olmasın, bir tüketici işlemi olan araç satış sözleşmesinden kaynaklandığı anlaşılmakla, 4077 Sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nın 21. ve 22.(1086 sayılı HUMK.’nın 25. ve 26.) maddeleri gereğince Bakırköy Tüketici Mahkemesi’nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.