YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/5375
KARAR NO : 2012/7439
KARAR TARİHİ : 17.12.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki yönetim kurulu kararının iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatife 26.06.2006 tarihli yönetim kurulu kararı ile üye yapıldığını, müvekkilinin davalı kooperatiften satın aldığı daire ve bodrum katın toplam bedeli olan 110.000,00 TL’nin ödemesinin yapıldığını, 20.01.2008 tarihli yönetim kurulu kararı ile … Orman Ürünleri Ltd. Şti ile arasında olan hukuk ihtilaf sebep gösterilerek müvekkilinin haklarının dondurulmasına karar verildiğini ileri sürerek, 20.01.2008 tarihli yönetim kurulu kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili,yönetim kurulunca genel kurulun yönetim kuruluna yetki vermesi kaydı ile dairenin davacıya satışına, üyelik kaydının yapılmasına, kullanım hakkının verilmesine karar verildiğini, ancak genel kuruldan yetki alınamaması üzerine kararın iptali zorunluluğu doğduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Kooperatifler Kanunu’nun 16. maddesine göre kooperatif üyelerinin ortaklıktan çıkarılma esaslarına ilişkin olarak yönetim kurulunca verilmiş kararların iptalinin genel kuruldan istenebileceği ve genel kurulca verilecek yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine karşı itiraz davası açma hakkının bulunduğu, ilgili maddenin olayda uygulanma yerinin bulunmadığı, Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi gereği ancak genel kurul kararlarına karşı dava açma hakkının bulunduğu, yönetim kurulu kararlarının iptali ile ilgili olarak kooperatif ortaklarının ancak genel kurulda itiraz edebileceklerinden yönetim kurulu kararlarının iptali ile ilgili dava açma hakları bulunmadığı gerekçesiyle, ispat edilmeyen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Davacı tarafça, 20.01.2008 tarihli yönetim kurulunun ortaklığın dava dışı şirkete açılacak dava ile ilgili yasal işlemler bitinceye kadar dondurulmasına yönelik kararının iptali istenmiştir.
Gerek davacı tarafça dava dilekçesinde, gerekse davalı tarafça 08.07.2011 havale tarihli dilekçede bu kararın ihraç kararı niteliğinde olduğu hususunda taraflar birleşmiştir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16.maddesi uyarınca ortaklıktan ihraç edilen üyenin genel kurula itiraz etmeden doğrudan mahkemeye başvurmak suretiyle ihraç kararının
iptalini istemesi mümkündür. 20.01.2008 tarihli yönetim kurulu kararının davacı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığına göre davanın süresinde açılmış olduğunun kabulü gerekir. Mahkemece, Kooperatifler Kanunu’nun 27. ve anasözleşmenin 14. maddelerindeki ortaklıktan çıkarmaya ilişkin prosedüre uygun verilmeyen 20.01.2008 tarihli ihraç kararının iptaline karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 17.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.