Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2015/24614 E. 2019/19747 K. 12.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/24614
KARAR NO : 2019/19747
KARAR TARİHİ : 12.11.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;davacının, davalı işyerinde 23/03/2006 tarihinden itibaren davalı işyerinde çalışmaya başladığını, bu çalışmasının kesintisiz olarak 21/10/2013 tarihine kadar devam ettiğini, davacının davalı işyerindeki görevinin şehirlerarası-uluslararası tır şoförlüğü olduğunu, ücret+sefer primi esasına göre çalıştığını, buna göre asgari ücret ve 100 KM için 20TL esasına göre çalışan davacının aylık ortalama gelirinin en az 2.500 TL olduğunu, buna rağmen ücretin SGK’ya asgari ücretten, son 2-3 ayda 1.000 TL üzerinden bildirildiğini, son bir yıldır sefer primlerinin bankaya yatırıldığını, ancak bu sefer bu ödemelerin primlerinin ödenmediğini, bu hususlarla birlikte 2009 yılı boyunca ayın her günü çalışmasına karşın kriz bahanesiyle 15 gün üzerinden kuruma bildirilmesi, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil ücretlerinin ödenmemesi, ücretinden hasar bedeli adı altında haksız kesintiler yapılması, neredeyse ayda 1-2 gün evine gidebilecek kadar olağan üstü koşullarda çalıştırılmış olması gibi her biri başlı başına haklı neden olan bu nedenlerden dolayı iş akdinin İş Kanunu’nun 24.maddesine göre fesih edildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin alacağı, fazla çalışma alacağı, hafta tatili alacağı ve dini-ulusal bayram/genel tatil alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının asgari ücret ile istihdam edilmediğini, daha önceki emsal dosyalardan alınan emsal ücretlere uygun ücret ile istihdam edildiğini, davacıya yapılan tüm ödemelerin banka kanalıyla yapıldığını, Sefer primi ödemelerinin tam olarak ödendiğini, iş sözleşmesinde maaş ve sefer primi ödemesi ile istihdam edileceğinin belirtildiğini, davacının feshe esas gösterdiği sebepler olgusunu bildiğini, muvafakat ettiğinin açık delili olduğunu, sigorta primine esas olan ücretlerin sürekli ve düzenli ödenen tüm gelirler olduğunu, sefer priminin düzenli ve sürekli bir bedel olmadığını, ödenen sefer primlerinin kıdem tazminatına esas ücretlerden olduğunu, SGK prim ödemesine esas olan ücretlerden olmadığını, bu nedenle işçi tarafından haklı sebeple feshi gerektirir durum olmadığını, davacının iş akdinin istifa ile sona erdiğini, iş akdinin sona ermesinden önce birkaç defa devamsızlık yaptığını, bu nedenle ihtar verilmiş bir çalışan olduğunu, yazılı savunmalarında ailevi problemleri olduğu hususunu mazeret olarak dile getirdiğini, son dönemlerinde verimsiz ve dikkatsiz çalışması sonucu uyarıldığını, nihayetinde iş dönüşü davacı tarafın artık çalışmayacağını beyan ederek istifa dilekçesi sunduğunu, 14/10/2013 tarihinde topluca istifa dilekçesi sunduklarını, davacının ücretinin maaş bordrolarında yazan miktar olduğunu, iddiaların aksine maaşın asgari ücret üzerinden gösterilmediğini, ücret alacağına ilişkin olarak ücretin banka kanlıyla ve imza karşılığı makbuz ile ödendiğini, ücretinde kesintiler yapıldığını, kusur ve ihmal ile oluşan zararlara dair kesintiler yapıldığını, bu durumun, kesintilerin, işyeri çalışma koşulu haline geldiği dikkate alınarak ücret alacağı talebinin reddedilmesi gerektiğini, sürücülerin çalışma saatlerini kendilerinin belirleyebildiği hususu ile birlikte işverenlerce ödenen sefer harcırahlarının fazla mesailere karşılık olduğunu, sürücülerin KTK sürüş sürelerine uymakla yükümlü olduklarını, yurt içi yurt dışı ayrımı gözetilmeksizin her sürücüye sefer harcırahı ödendiğini, bu harcırahların fazla mesai ve genel tatil günleri çalışmaları karşılığı ödendiğini, sürücünün km başına prim alarak kazancını artırma şansına sahip olduğunu, fazla gelir elde etme amacıyla fazla araç kullanıldığını, iş sözleşmesi ile davacının sürücü trafik kurallarına riayet etme yükümünü kabul ettiğini, sürücü olarak istihdam edilen çalışanların yalnız çalışanlar olduğunu, sürücülerin çalışma saatlerini yol durumuna, Trafik Kanunu gereği sürüş sürelerine, mevsim koşullarına göre ayarlayan kişiler olduğunu, Sefer primlerinin gerek fazla çalışma, gerekse resmi-dini-bayram, genel tatil ve hafta tatil çalışmalarının karşılığı olduğunu, tüm bordroların imzalı olduğunu, hafta tatili ile genel tatil çalışmalarının bordrolara yansıtılarak bankaya yatırıldığını, davalı işyerinin hafta tatili ile genel tatillerde çalışma yaptırmadığını, KTK gereği sürücülerin 9 saat 1 saat mola vermek kaydı ile araç sürebilecekleri ve tatil günlerinin teslimatların yapılacağı müşterilerin mesailerinin olamayacağını, zamanaşımı itirazında bulunduklarını savunarak,davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece özetle; SGK kayıtları,toplanan delillerin değerlendirilmesinde; 4857 sayılı yasanın geçici 6. maddesi ile yürürlükte bulunan 1475 sayılı yasanın 14. maddesi gereğince davacının kıdem tazminatını hak ettiği, ancak davacının tazminatlarının ödendiğine dair dosyada herhangi bir delil bulunmadığı anlaşıldığından, dosyaya uygun bilirkişi 2. ek raporunu doğrultusunda davacının kıdem tazminatı isteminin kabulüne,yine dosyaya uygun bilirkişi 2. ek raporu doğrultusunda, HMK 107. maddesine göre davanın belirsiz alacak davası olduğu, bu nedenle davacının alacağın miktarını tam olarak öğrendiği tarihte iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirttiği miktarı arttırabileceği, bu kısım yönünden de faiz başlangıcının özel düzenleme bulunmaması halinde dava tarihi olacağı anlaşılmakla davacının ücret alacağı, yıllık izin ücreti alacağı isteminin kabulüne ,takoğraf kayıtları doğrultusunda ve dosyaya uygun bilirkişi 2. ek raporu doğrultusunda, fazla çalışma ücreti alacağı, hafta tatili ücreti alacağı, genel tatil ücreti alacağı isteminin kısmen kabulüne , davacının fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti alacağından %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasına,HMK 107. maddesine göre davanın belirsiz alacak davası olduğu, bu nedenle davacının alacağın miktarını tam olarak öğrendiği tarihte iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirttiği miktarı arttırabileceği, bu kısım yönünden de faiz başlangıcının özel düzenleme bulunmaması halinde dava tarihi olacağı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının sabit ücret + sefer primi şeklinde çalıştığı, sefer primi eklenerek asıl ücrete ulaşıldığı, hesaplamaların da buna göre yapıldığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmakta olup dairemiz uygulamasına göre bu tarz çalışma sisteminde fazla mesainin zamsız kısmının alındığı kabul edilmekte ve fazla mesai hesabı sadece %50 zamlı kısım için yapılmaktadır.
Somut olay bakımından fazla mesai hesabı yapılırken 0,5 katsayı yerine 1,5 katsayı ile çarpım yapılarak hesaplama yapılması hatalıdır.
3-Hükme esas ek ve kök bilirkişi raporları incelendiğinde raporların denetime elverişli olmadıkları gibi fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil ücreti alacakları yönünden de hatalı hesaplamalar içerdikleri saptanmıştır.
Hesap bilirkişinin söz konusu raporlarında, takoğraf kayıtları üzerinde inceleme yapan bilirkişinin düzenlediği ve Karayoları Trafik Kanunu’na göre günlük 9 saati aşan sürelerin hesaplandığı rapor baz alınarak; fazla mesai ücreti alacağında günlük 7,5 saati geçen sürelerde fazla mesai yapıldığı kabul edilerek alacak hesaplanmış, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarında da yine çalışma saati esas alınarak bu alacakların hesaplanması yoluna gidilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş;takoğraf kayıtlarına ilişkin bilirkişi raporu dikkate alınarak,
Davacının haftalık çalışma süreleri hesaplanıp (7 günlük çalışmanın bulunduğu haftalarda hafta tatili günündeki 7,5 saati aşan çalışmanın da dahil edilmek sureti ile), 45 saati aşan çalışması olup olmadığı saptanarak buna göre fazla mesai ücreti alacağının bulunup bulunmadığı belirlenmeli,
Haftanın 7 günü çalışma olup olmadığını tespit ederek, 7. günde 24 saat dinlenme olmaksızın çalışılan haftalarda, hafta tatil ücretinin çalışılan saat miktarı üzerinden değilde 1,5 yevmiye olarak hesaplanarak hüküm altına alınması gerektiği gözetilmeli,
Genel tatili ücreti alacağında ise, takoğraf kayıtlarının yanı sıra yurda-giriş ve çıkış kayıtları da dikkate alınarak, davacının çalıştığı genel tatillerin tespiti ile alacağın yine saat ücreti üzerinden değil de çalışıldığı tespit edilen her genel tatil günü için 1 yevmiye olarak hesaplanması gerektiği gözetilmeli, alacakların yukarıda belirtilen şekillerde tespiti sırasında, bozma öncesi verilen kararın sadece davalı tarafça temyiz edildiği, dolayısı ile bozma sonrası hesaplanacak miktarların daha yüksek çıkması halinde davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu da gözetilerek karar verilmelidir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12. 11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.