YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8447
KARAR NO : 2019/12029
KARAR TARİHİ : 02.10.2019
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’nın, anılan Kanun’un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddeleri uyarınca 1.800,00 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair İstanbul Anadolu 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/06/2018 tarihli ve 2017/394 esas, 2018/396 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/12/2018 gün ve 94660652 -105-34-13421-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2018 gün ve KYB 2018-99347 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, mahkemece sanığın kovuşturma aşamasında savunmasının usulüne uygun şekilde tespit edilmediğinin anlaşılması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195. maddesindeki istisnaî durumlar dışında sanığın savunması alınmadan mahkûmiyet hükmü kurulmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
5271 sayılı CMK’nun “Sanığın yokluğunda duruşma” başlıklı 195. maddesi;
” (1) Suç, yalnız veya birlikte adlî para cezasını veya müsadereyi gerektirmekte ise; sanık gelmese bile duruşma yapılabilir. Bu gibi hâllerde sanığa gönderilecek davetiyede gelmese de duruşmanın yapılacağı yazılır.” hükmünü amirdir.
Sanığın üzerine atılı 5809 sayılı Kanun’un 56/4 maddesi göndermesiyle 63/10. maddesine aykırılık suçunun alt ve üst sınırı itibariyle sadece adli para cezasını gerektiren suçlardan olması ve sanık hakkında Yerel Mahkemece 1800 TL adli para cezasına hükmedilmiş olması karşısında, hükmün CMK’nin 195. maddesindeki istisnai haller kapsamında kaldığı anlaşılmakla,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu gerekçeyle yerinde görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 02/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.