Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/28493 E. 2019/12118 K. 02.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/28493
KARAR NO : 2019/12118
KARAR TARİHİ : 02.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yükletilen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun’da öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşılmış ve ileri sürülen başkaca temyiz nedenleri yerinde görülmediği gibi hükümleri etkileyecek oranda hukuka aykırılığa da rastlanmamıştır.
Ancak,
1-24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
2-Sanığa verilen adli para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı TCK’nin 52/2. maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nin 232/6. maddesine aykırı davranılması,
3-Dava konusu ele geçirilen tüm gümrük kaçağı sigaraların müsaderesine karar verilmesi gerekirken yalnızca adli emanette kayıtlı sigaraların müsaderesine karar verilmesi,
4- Suça konu sigaraların bandrolsüz olduğuna ilişkin tereddüt olmadığının anlaşılması karşısında; suçun sübutu ve nitelendirilmesi açısından etkisi olmadığı halde bilirkişi tayin edilerek, sebep olmadıkları bilirkişi ücretinin sanıklara yükletilmesi,
Bozmayı gerektirmiş ve sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bu aykırılıklar yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 322. maddesi uyarınca, hüküm fıkrasından TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin paragraf çıkartılıp, yerine ”24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı iptal kararı da gözetilerek, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasına,” ibaresi yazılması, müsadereye ilişkin kısımdan “Gürün adli emanetin 2014/15 sırasında kayıtlı” ibaresinin çıkarılması, hükmün 5. maddesindeki ” TCK’nin 52.” ibaresi yerine ” TCK’nin 52/2.” yazılması, yargılama giderine ilişkin kısımdan ”60.37 TL sinin sanık …’den, 60.37 TL sinin sanık …’ten, 60.37 TL sinin sanık …’dan tahsil edilerek hazineye irad kaydına” ibaresi çıkarılıp yerine “ sanıkların sebep olmadığı keşif ve bilirkişi giderleri düşüldükten sonra kalan 41,80 TL nin sanıklardan eşit olarak tahsili işle hazineye irad kaydına” yazılması suretiyle, başkaca yönleri kanuna uygun bulunan hükmün, tebliğnameye uygun olarak, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.