YARGITAY KARARI
DAİRE : 18. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1735
KARAR NO : 2019/14127
KARAR TARİHİ : 09.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
KARAR
Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi, kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığa yükletilen hakaret ve tehdit eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,
TCK’nın 53/1-b maddesinin, Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle uygulanma olanağı ortadan kalkmış, TCK’nın 58. maddesi uygulanırken, en ağır cezayı içerir ilam yerine birden fazla ilam tekerrüre esas alınmış ise de, bu hususların infaz sırasında re’sen gözetilebileceği,
Anlaşıldığından,
1- Tehdit suçunda, sanık …’nın ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA,
2- Hakaret suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hakaret içeren sözlerin “hastane mahkum koğuşunda” söylenmesi nedeniyle, aleniyet unsurunun gerçekleşmediği gözetilmeden TCK’nın 125/4. maddesinin uygulanması,
Kanuna aykırı ve sanık …’nın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde ise de, bu aykırılık yeniden duruşma yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte olduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktası tebliğnameye aykırı olarak TCK’nın 125/4. maddesine ilişkin kısım hükümden çıkarılıp, uygulamaya göre de, sanığın TCK’nın 125/3-a ve 62. maddeleri uyarınca neticeten 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ibaresi yazılmak suretiyle HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.