YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10769
KARAR NO : 2013/7977
KARAR TARİHİ : 06.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesı Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki karşılıklı tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl ve karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı-davalı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. … ile davalı vekilleri Av. … ve Av. …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında kuru üzüm ticareti bulunduğunu, sözleşmeler ile toplam 50 konteynr kuru üzüm alım satımı konusunda mutabakata vardıklarını, davalının edimini yerine getirmediğini, ihtarnameye rağmen borcun dava tarihine kadar ifa edilmediğini, 5 konteynrı teslime hazır olduklarını ancak geri kalan teslimatların ise daha sonra yapılacağının dile getirildiğini, davalının teslimatları gününde yapmaması üzerine yüksek fiyatlarda ikame alımlar yapıldığını, müvekkilinin ticari itibarının zedelendiğini, davalının sözleşme koşullarını yerine getirmemesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini belirterek müvekkilinin piyasadan sabit fiyatın üzerinde ikame alımı yapmak zorunda kalması ve kâr kaybı nedeniyle uğramış olduğu zararın 425,000 USD bedelin fiili ödeme tarihindeki “TL” karşılığındaki temerrüt tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte BK 188/2 maddesi uyarınca davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, davacının uyuşmazlığı muayyen vadeli satıma dayandırdığını, taraflar arasında ne kesin vadeli satım ne de davacının müvekkiline yöneltebileceği haklı bir talebin olmadığını bildirerek asıl davanın reddini istemiştir. Karşı davada ise; Alıcı karşı davalının sözleşmeyi feshetmesi nedeniyle kazanç kaybı ve haksız rekabetten dolayı diğer müşterilerin iptal ettiği sözleşmelerden kaynaklanan maddi ve manevi zararının tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda; davacı-karşı davalının, davalı-karşı davacı ile arasındaki sözleşmeyi usulüne uygun şekilde feshettiği, bu kapsamda müspet zararının giderilmesi talebinde bulunabilirse de sorumluluk hukukunun temel ilkeleri kapsamında tazminat talep edebilmesi için müspet zararın ispatının gerektiği ancak davacının bir zararının doğmadığı, yapılan hesaplamalarda davacının bir zararının doğmadığının muhasebel bir tespit olarak ortaya çıktığı gerekçeleriyle aslı davanın reddine, davacı-karşı davalının sözleşmeyi haklı ve usulüne uygun feshi ve sözleşmenin feshinden sonraki dönemde üçüncü kişiden alım yapmasının kabul edilebileceği davalı-karşı davacının temerrüdünden kaynaklanan fesihten dolayı karşı davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davalı yararına takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 06.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.