Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/3318 E. 2019/12220 K. 03.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3318
KARAR NO : 2019/12220
KARAR TARİHİ : 03.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
1-Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada, sanık hakkında 16.05.2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeni ile açılan kamu davası üzerine, Ceyhan 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 2015/2 E sayılı mahkumiyet hükmünün temyizen incelenemek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/199633 sırasına kayıtlı bulunması karşısında,
Anılan dosyanın akıbetinin araştırılarak mümkün olması halinde iş bu dava ile birleştirilerek; aksi halde anılan dosyanın dosya arasına alınarak suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp, hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek sureti ile, sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda aynı mağdura karşı, aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin tartışılması zorunluluğu,
2-5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinin “Yedinci fıkrası hariç, 3’üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz” hükmünü içerdiği ve temyiz dilekçesinde zararın kendisine bildirilmesi halinde ödemek ve lehe kanunlardan yararlanmak istediğini, ancak kendisine zararın bildirilmediğini öne süren sanığa soruşturma evresinde suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı hesaplanarak bu tutarın ödemesinin, adil yargılanma hakkının bir unsuru olan sanığa haklarının öğretilmesi yükümlülüğü kapsamında sanığa usulüne uygun olarak hukuki sonuçlarıyla birlikte açıklanması gerekliyken bu hak gözetilmeyerek, yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Suç tarihi ve suça konu eşyanın niteliği itibarıyla davaya katılma hakkı bulunmayan TAPDK’nin davaya katılmasına karar verilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi,
4-Suça konu sigaraların bandrolsüz ve kaçak olduğu hususunda itiraz ve tereddüt bulunmadığı halde keşif yapılıp sanık aleyhine sebep olmadığı yargılama ücretine hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 03.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.