YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/14935
KARAR NO : 2019/9296
KARAR TARİHİ : 02.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Sanık hakkında TCK’nun 155/2, 168/4-2, 62, 52, 53, 58. maddeleri gereğince mahkumiyet
Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesi ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna eklenen geçici 2. madde uyarınca kesin nitelikte olan para cezalarının doğrudan verilen adli para cezaları olup hürriyeti bağlayıcı ceza ile birlikte verilen adli para cezaları temyize tabi olduğundan, temyiz isteminin reddine dair kararın yok hükmünde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Müşteki …’in …Yapı Ltd. Şti. isimli firmada sorumlu müdür olarak görev yaptığı, sanığın katılan şirkette muhasebe bölümünde çalışırken katılan şirketten nakit avans adı altında para çektiği, paraları muhasebe kayıtlarında geriye dönük silip, muhtelif giderlere ekleyerek toplamda 57.273,24 TL parayı hesabına geçirdiğinin iddia edildiği olayda; sanığın aşamalardaki savunmasında; suça konu parayı katılan şirketten avans olarak aldığını beyan ettiği, tanık ….’ın ifadesinde sanığın çekebileceği tutardan fazla nakit avans çektiğini farketmesi üzerine durumu yönetime bildirdiğini, tanık…’nin ise sanığa avans çekmesi için rıza gösterdiğini ancak bu kadar fazla avans çekeceğini tahmin etmediğini, sanığın avans olarak çekeceği paranın 10.000 TL civarında olacağını düşündüğünü beyan ettiği, katılan şirketin sanık hakkında 30.01.2014 tarihinde suç duyurusunda bulunduğu, ve 12.02.2014’de sanık hakkında şikayetinden vazgeçtiğine dair dilekçe verdiği yine yargılama aşamasında sanıktan şikayetçi olunmadığını ve kısmı ödemeye muvafakat edildiğine dair beyanlar, bilirkişi raporundaki sanığın 2011 yılından 2014 yılına kadar devreden bakiyelerle avans aldığına ilişkin tespit ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın katılan şirket bilgisi dahilinde şirketten avans altında para aldığına ilişkin savunmasının aksine mahkumiyete yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.10.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.