Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2019/26605 E. 2019/12451 K. 09.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/26605
KARAR NO : 2019/12451
KARAR TARİHİ : 09.10.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar gören, CMK’nin 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı olan ve 11/03/2014 havale tarihli dilekçesinde katılma isteminde bulunduğu anlaşılan suçtan zarar gören Gümrük İdaresinin temyiz dilekçesinin kapsamı ve içeriği karşısında, CMK’nin 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Tatvan İlçe Emniyet Müdürlüğü görevlileri tarafından 10/05/2013 günü yapılan kontrolde … plaka sayılı aracın dur ihtarlarına uymayarak kaçmaya devam ettiği, yolun sonuna geldiğinde ise aracın şoförünün aracı cadde ortasında park ederek yaya olarak kaçıp izini kaybettirdiği ve araçta yapılan aramada 625 karton (6250 paket) bandrolsüz gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilmesinden ibaret somut olayda; sanığa ait olduğu tespit edilen telefonun kolluk görevlilerince aranması neticesinde telefona cevap veren … isimli kişinin beyanı üzerine olay günü aracı kullanan kişinin sanık … olduğu öğrenilmiş ve bu husus 10/05/2013 tarihli tutanak ile kayıt altına alınmıştır. Sanık ise savunmasında suçlamaları kabul etmeyerek … ve … isimli kişilerin plaka numarası 13 ile başlayan ve sandalye yüklü olan kamyoneti sürerek Küçüksu İlçesine götürmelerini istediklerini, sigaralardan haberinin olmadığını; malen sorumlu … ise alınan beyanında aracı … isimli kişiye suç tarihinden yaklaşık 2 ay önce sattığını ve parasını aldığını beyan etmiştir. Sanığın olay yerinde aracı bırakıp kaçmak suretiyle izini kaybettirdiği de göz önüne alınarak adı geçen şahıslar olan …, ve …’ın mahkeme huzurunda tanık sıfatıyla dinlenerek ve gerekmesi durumunda sanık ile yüzleştirilmesi sağlanarak olay günü yakalama anında sanığın aracı kullanıp kullanmadığının tespiti ve olay yeri tutanağında eşkali tarif edilen kişi ile sanığın görünümünün uyumlu olup olmadığının belirlenmesi ile sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2- Dosya arasında mevcut Van Emniyet Müdürlüğü’nün 31/05/2013 tarih 2013/297 sayılı Laboratuvar Ekspertiz Raporuna göre suça konu eşyalara ait şeffaf bantlı şeffaf ambalajlarda tespit edilen vücut izlerinin sanığa ait olup olmadığı belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
Kabule göre ise;
3- Gümrük kaçakçılığı suçlarında korunan hukuki yarar; Devletin egemenlik hakkının bir kısmı olarak ortaya çıkan kendi milli sınırları dahilindeki her türlü eşya giriş ve çıkışını kontrol etme ve düzenleme yetkisidir. Anılan fiiller ile devletin söz edilen egemenlik hakkının ihlali ile birlikte devletin vergilendirme hakkı ve mali yararlarını da ihlal ettiği kuşkusuzdur. Verginin ise devletin kamu hizmetlerini finanse etmek için toplumu oluşturan kişilerden zorunlu olarak alınan ekonomik değerler olduğu nazara alındığında gümrük kaçakçılığı suçlarının vergi kaybına sebep olması sonucu, kamu hizmetlerinin finansmanında güçlükler doğuracağı muhakkaktır. Bu itibarla, gümrük kaçakçılığı suçlarının mağdurunun da devletin yürüttüğü kamu hizmetlerinden yararlanan bireylerden oluşan toplum olduğu cihetle;
UYAP ortamında yapılan araştırmada sanık hakkında 07/09/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Bitlis 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 2013/856 Esas ve 2015/382 Karar sayılı hükme ilişkin dosyanın incelenmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/334510 tebliğname numarasıyla ve 21/08/2013 tarihinde işlediği aynı suç nedeniyle açılan kamu davası üzerine Şanlıurfa 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen 2013/953 Esas ve 2015/480 Karar sayılı hükme ilişkin dosyanın incelenmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2015/329688 tebliğname numarasıyla kayıtlı olduğunun anlaşılması karşısında;
Anılan dosyaların akıbeti araştırılarak, mümkün ise iş bu dosya ile birleştirilmesi, suç ve iddianame tarihleri dikkate alınıp hukuki kesintinin iddianamenin düzenlenmesiyle gerçekleşeceği gözetilmek suretiyle sanığın bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aynı mağdura karşı aynı suçu birden fazla işleyip işlemediğinin ve hakkında TCK’nin 43/1. maddesinin uygulanması gerekip gerekmediğinin ve 08/09/2012 tarihli eylem nedeniyle açılan davaların mükerrer olup olmadığının tartışılması zorunluluğu,
4-Temel ceza üzerinden TCK’nin 61. maddesi uyarınca teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; hükümden önce 28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddesinde değişiklik yapıldığı, sanığın kaçak olarak ülkeye sokulan suça konu eşyayı ticari maksatla bulundurmak eyleminden dolayı 5607 sayılı Kanun’un 3/10. maddesindeki “Kaçakçılık suçunun konusunu oluşturan eşyanın akaryakıt ile tütün, tütün mamulleri, etil alkol metanol ve alkollü içkiler olması halinde, yukarıdaki fıkralara göre verilecek cezalar yarısından iki katına kadar arttırılır, ancak bu fıkranın uygulanması suretiyle verilecek ceza üç yıldan az olamaz.” şeklindeki düzenlemeye göre 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/5-10. maddeleri ile 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 3/18. maddelerinin ilgili tüm hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
5- 5237 sayılı TCK’nin 52/4. maddesi gereğince adli para cezasının 20 eşit taksitte ödenmesine karar verilirken infazda duraksamaya yol açacak şekilde taksit aralığının gösterilmemesi,
6- Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmiş ise de, 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile anılan maddenin bazı hükümlerinin iptal edilmiş olması nedeniyle yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu,
7- Dava konusu gümrük kaçağı eşya ile suçta kullanılan aracın 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi delaletiyle TCK’nin 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken sigaraların ayrıca tasfiyesine de karar verilmesi,
8- Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekille temsil ettiren katılan … İdaresi lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş ve katılan vekili, sanık ile o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.