Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2018/6349 E. 2019/12474 K. 09.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/6349
KARAR NO : 2019/12474
KARAR TARİHİ : 09.10.2019

MAHKEMESİ : 1. Ordu Komutanlığı Askeri Mah. (Kapatılan)
SUÇ : 1632 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Sanığın 28/07/2015 tarihinde birliğine sevk edilmesini müteakip birliğine katılmadığı, 28/08/2015 tarihinde yakalanarak aynı gün Çankaya Askerlik Şubesi Başkanlığınca bir gün yol süresi verilerek birliğine sevk edilmesine rağmen yine birliğine katılmadığı ve 13/11/2015 tarihinde yakalandığının dosya içeriğinden anlaşıldığı, buna göre 30/07/2015 tarihinde başlayan firar suçunda temadinin 28/08/2015 tarihinde yakalanmakla tamamlandığı, Askerlik Şubesince 28/08/2015 tarihinde sevk edilen sanığın 30/08/2015 tarihinde birliğine katılmaması ile yeni bir firar suçu işlemeye başladığı ve 13/11/2015 tarihinde yakalanmasıyla temadinin sona erdiği, dolayısıyla sanığın eylemi 30/07/2015-28/08/2015 ve 31/08/2015-13/11/2015 tarihleri arasında iki ayrı firar suçuna vücut verdiği halde tek bir firar suçundan hüküm kurulması hatalı ise de; 1’inci Or.K.lığı As.Sav.nın 18 Kasım 2015 tarihli ve Esas 2015/507, Karar 2015/448 sayılı iddianame içeriği ve aleyhe temyiz bulunmaması sebebiyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
I) 26/03/2015 – 23/05/2015, 04/07/2015 – 28/07/2015, 30/07/2015 – 13/11/2015 ve 16/11/2015 – 28/01/2016 tarihleri arasında işlenen firar suçlarına yönelik kurulan mahkumiyet hükümlerine ilişkin yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Yükletilen suçların sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Cezaların kanuni bağlamda uygulandığı,
Anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
II) 26/05/2015-02/07/2015 tarihleri arasında işlenen firar suçuna yönelik kurulan mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanığa yüklenen suç açısından temadinin sona erdiği tarihin belirlenebilmesi için yakalama veya teslim olma tarihini gösteren belgenin dosyasında bulunmasının gerektiği, kesintinin sona erdiği tarihin tespiti ve buna dair delillerin toplanması gibi hususların firar suçunda sübut ve uygulamaya doğrudan etkili olması ve mevcut dava dosyasında sanığın 02/07/2015 tarihinde yakalandığına ilişkin bir belge bulunmadığı anlaşılmakla, suç temadisinin ne şekilde sona erdiğinin araştırılmayarak, buna ilişkin belgenin dosyaya konulmaması,
Kanuna aykırı ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak, HÜKMÜN, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.