Yargıtay Kararı 4. Ceza Dairesi 2019/7613 E. 2019/16526 K. 23.10.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/7613
KARAR NO : 2019/16526
KARAR TARİHİ : 23.10.2019

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, ceza verilmesine yer olmadığı

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
A)Sanık … hakkında yaralama suçundan kurulan hükmün temyizinde;
Sanığın eylemi 5237 sayılı TCK’nın 25/1. maddesi gereğince meşru savunma sınırları içinde kaldığından, 5271 sayılı CMK’nın 223/2-d maddesi uyarınca sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılan …’ın temyiz iddiaları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükmün BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; hüküm fıkrasına, CMK’nın 223/2 (d) maddesi uyarınca sanığın eyleminin meşru savunma kapsamında kaldığının kabul edilmesi karşısında, beraat kararı verilmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve başkaca yönleri Kanuna uygun bulunan hükmün, bu bağlamda ONANMASINA,
B-Sanık … hakkındaki mahkumiyet hükümlerine yönelik temyize gelince;
Başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.
Ancak,
1-Sanık hakkında, kavgaya 2559 sayılı Kanun’na Ek Madde 4′ deki düzenlemeye göre, görevi gereği müdahalede bulunan polis memuru müşteki Temel’e yönelik yaralama ve tehdit suçlarını işlediğinin iddia edilmesi karşısında, eylemlerin sübutu halinde bir bütün halinde TCK’nın 265. maddesinde düzenlenen “görevi yaptırmamak için direnme” suçu ile hakaret suçunun TCK’nın 125/3-a maddesinde düzenlenen kamu görevlisine karşı görevinden dolayı hakaret suçlarını oluşturup oluşturmadığına ilişkin kanıtları tartışma ve değerlendirme görevinin üst dereceli asliye ceza mahkemesine ait olduğu gözetilip, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla hüküm kurulması,
2-Kabule göre de;
a-Sanığın asker olarak görev yapan müştekiler ….,….. a yönelik tehdit ve hakaret suçları yönünden,
02/12/2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 34. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen TCK’nın 106/1. maddesi kapsamındaki tehdit suçunun uzlaştırma kapsamında bulunduğu, hakaret suçu yönünden ise uzlaşma önerisinin yapıldığı tarihte CMK’nın 253/3 maddesinde engel bulunduğu gözetilerek, yeni düzenleme karşısında bu suç yönünden de uzlaşma önerisinde bulunulması gerektiği anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 2 ve 7. maddeleri de gözetilerek, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun bu kapsamda tekrar değerlendirilip belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
b-Tüm suçlar yönünden, soruşturma aşamasında bilgilerine başvurulan ….,….,….. ‘in tanık sıfatıyla duruşmaya çağrılarak dinlenmeleri gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ve yetersiz gerekçeyle hükümler kurulması,
c-Sanığın savunmasında, asker olarak görev yapan müştekiler….,….. in sinkaflı sözlerle küfrettiklerini, kendisine vurmaya çalıştıklarını belirtmesi karşısında, olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre TCK’nın 29. ve hakaret suçunda özel tahrik hükmü olan 129. maddelerinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,
d-Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerde hesap hatası yapılarak sonuç cezanın ”3 ay 18 gün” yerine ”3 ay 19 gün” hapis cezası olarak fazla belirlenmesi,
e-TCK’nın 53/l-(c) bendinde yer alan hak yoksunluğunun, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri yönünden koşullu salıverme tarihine kadar, diğer kişilere karşı belirtilen yetkiler ve anılan Kanun’un 53/1. maddesinde sayılan diğer hak yoksunlukları bakımından mahkum olunan hapis cezalarının infazı tamamlanıncaya kadar geçerli olacağının gözetilmemesi,
f-Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/ 85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin HÜKÜMLERİN 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, yargılamanın 5271 sayılı CMK’nın 7. maddesi de gözetilerek sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın 1412 sayılı CMUK’nın 323. maddesi uyarınca görevli o yer Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine, 23/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.