Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/9009 E. 2011/12341 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9009
KARAR NO : 2011/12341
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 21.06.2006 gününde verilen dilekçe eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 05.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan rücuen tahsil istemine ilişkindir.
Davalılardan … İnşaat A.Ş., işin geçici ve kesin kabulünün yapıldığını, teslim edilen eserde açık ve gizli ayıp olmadığını, istemin zamanaşımına uğradığını,
Diğer davalı …Ş. ise alıcının davacı aleyhine açtığı davanın derdest olduğunu, varlığı iddia edilen zarardan sorumluluğu bulunmadığını, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın erken açıldığından bahisle reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan … 2.Tüketici Mahkemesinin 2005/1033 esas sayılı dava dosyasından; konut alıcısı dava dışı …’un davacı TOKİ aleyhine satın aldığı bağımsız bölümdeki ayıplı işler nedeniyle tazminat davası açtığı, mahkemece faizi ile birlikte 1.117,00 TL’nın davacı TOKİ’den tahsiline karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmaktadır. Davacı TOKİ, aleyhine yapılan icra takibinde alacağı Bakırköy 3.İcra Müdürlüğünün 2007/7191 sayılı takip dosyasına yatırmıştır. Eldeki dava, yapılan takipte ödenen tazminat miktarının rücuen tahsili istemiyle açılmıştır.
Davacı idare, bağımsız bölüm alıcısına yargılama sonucu hüküm altına alınan meblağı ödediğinden, eldeki rücu davasının her iki davalı ile yaptığı ayrı ayrı eser sözleşmeleri çerçevesinde ve Borçlar Kanununun 50 vd. maddeleri doğrultusunda değerlendirilip sonuçlandırılması gerekir. Davanın açıldığı tarihte rücuen talep edilebilecek meblağın henüz kesinleşmemiş olması davanın görülüp sonuçlandırılmasına engel değildir.
Mahkemece yapılan bu saptamalar bir yana bırakılarak erken açıldığından bahisle davanın reddi doğru değildir.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 20.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.