YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/8436
KARAR NO : 2019/12444
KARAR TARİHİ : 09.10.2019
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu’na muhalefet suçundan sanık …’un, anılan Kanun’un 63/10 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 52/2. maddeleri gereğince 1.000,00 Türk Lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Denizli 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/03/2017 tarihli ve 2016/596 esas, 2017/212 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 03/12/2018 gün ve 94660652-105-20-11525-2018-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/12/2018 gün ve KYB 2018-99112 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun önödemeyi düzenleyen 75. maddesinin, 02/12/2016 tarihli ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değiştirilerek uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların önödeme kapsamına alınması karşısında, 5809 sayılı Kanun’un 63/10. maddesinde tanımlanan suçun bu kapsamda kaldığı ve karar tarihi itibariyle 6763 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75. maddesinin yürürlükte olduğu gözetilmeden, mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukukî durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozmaya konu dava dosyası incelendiğinde; içinde iddianamenin yer aldığı duruşma günü davetiyesinin, üzerine CMK’nin 195. maddesinde yazılı ihtarat yazılmak suretiyle tebliğe çıkartıldığı ancak muhatabın adresten taşındığı gerekçesiyle iade geldiği, ikinci celsede ise sanığın yokluğunda savunması alınmaksızın mahkumiyet kararı verildiğinin anlaşılması nedeniyle bu hususun kanun yararına bozma konusu yapılıp yapılmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09/10/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.