YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11419
KARAR NO : 2011/12623
KARAR TARİHİ : 25.10.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.01.2010 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davalı iş sahibi, icra dosyasına yaptığı itirazında; meskeninin yandığını, 3 oda, banyo, tuvalet ve salonun alçı düzenleme, kartonpiyer, laminant, banyo taşları ve elektrik işleri yapımı binanın boya-badanasının yapılması konusunda davacı ile sözlü olarak anlaştıklarını, ona 5.500,00 TL ödemede bulunduğunu, işlerin tamamının yapılmadığını, bu yüzden 13.05.2009 tarihli fatura muhteviyatını kabul etmediğini belirtmiştir.
Davalının yukarıya yazılan beyanına göre, taraflar arasında sözlü bir eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu tartışmasız hale gelmiştir. Uyuşmazlık, eser bedelinin ne olacağı, buna karşılık yapılan ödemelerin miktarı hususlarındadır. Yanlarca eser bedeli kararlaştırılmadığından, yapılan işler bedelinin Borçlar Kanununun 366.maddesi gereğince, yapıldıkları yıl rayiçlerine göre bilirkişi tarafından hesaplanması gerekmektedir.
İtiraz üzerine alınan 28.03.2011 günlü bilirkişi raporunda, bu işlerin bedeli 7.090,14 TL olarak saptanmıştır. Davalı iş sahibi ise davacı yükleniciye 5.500,00 TL ödendiğini ispat ile yükümlüdür. Bu konuda yazılı belge yoksa da, davalı 04.05.2010 tarihli delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmıştır. Bu bakımdan, ödemeler konusunda davalıya yemin teklif hakkı hatırlatılmalıdır. Mahkemece bu hususun üzerinde durulmaması doğru olmamıştır. Davalı, ödeme savunmasını yemin delili ile kanıtlayamazsa davacı kararlaştırılan iş bedelinden 500,00 TL’nin peşin ödendiğini kabul ettiğinden, davacının icra takibi ile talep edebileceği alacağı 6.590,14 TL’den ibaret olduğundan hüküm altına alınacak miktar 6.590,14 TL’yi geçemez.
Diğer taraftan, muaccel bir alacağın borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer (BK m.101). Davacı, icra takip tarihinden önce ihtarname göndererek davalıyı temerrüde düşürmediğinden, faizi ancak icra takip tarihinden geçerli hüküm kurulabilir. Dolayısıyla, davacının işlemiş faize ilişkin talebinin de reddi gerekirken hüküm altına alınması doğru görülmemiştir.
Karar, açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 25.10.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi