YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/2904
KARAR NO : 2019/13312
KARAR TARİHİ : 30.10.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanıklar …, … hakkında hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
1)Sanık …’un başka bir suç nedeniyle 13.10.2014 tarihinde yakalandığı sırada sanık … ile birlikte başka suçlar işlediğini şifahen beyan ettiği tutanak altına alındığı , daha sonra sanığın tarifi üzerine katılanın evinin adres tespiti yapıldığına dair tutanak düzenlendiği anlaşılmış olup sanık … tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmeyerek tutanağın zorla imzalatıldığını beyan etmesi nedenleriyle, atılı suçları işlediği yönünde 14.10.2014 tarihli adres tespit tutanağı dışında her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı, mahkumiyetine yeterli delil elde edilemeyen sanık …’un şüpheden sanık yararlanır ilkesi de gözetilmek suretiyle, üzerine atılı hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından beraati yerine, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
2)Sanık … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde; “Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/04.2018 tarih, 2014/851 Esas ve 2018/144 Karar sayılı kararı uyarınca aynı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan ve Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.11.2018 tarih, 2018/339 Esas ve 2018/536 sayılı kararı uyarınca farklı yargı çevresindeki ceza infaz kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunan, asıl mahkemesince yapılan sorgusu sırasında duruşmadan bağışık tutulma isteğinde bulunmayan sanığın Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki görüşünü bildirdiği ve hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda yargılama yapılarak mahkumiyetine karar verilmesi savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olduğu” şeklindeki kararları uyarınca başka suçtan … Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda hükümlü olan , duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi bulunmayan sanığın kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, …’un temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, sanık … yönünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 30.10.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.