YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5726
KARAR NO : 2019/9913
KARAR TARİHİ : 05.11.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tapu İptali Ve Tescil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş olup hükmün davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, … Kadastro Mahkemesine sunduğu müdahale dilekçesi ile dava konusu 550 parsel sayılı taşınmazın müvekkili tarafından noterlikçe tanzim edilen satış senedi ile … ile …’ndan satın alındığını belirterek taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, “…dosya kapsamından müdahil … tarafından kadastrodan sonraki nedene dayalı olarak müdahale talebinde bulunulması ve bu durumun kadastro mahkemesinin görev alanı dışında olması nedeniyle Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24.11.1998 tarihli ve 1998/4486 Esas, 1998/4924 Karar sayılı bozma ilamı yanlış yorumlanmak suretiyle görevsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. … Kadastro Mahkemesinin bozma ilamına uyduğu ve görevsizlik kararı verdiği Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24.11.1998 tarihli ve 1998/4486 Esas, 1998/4924 Karar sayılı bozma ilamında katılan …’in katılma talebine dayanak yaptığı satış vaadi kadastro tespitinden sonra olduğundan bu durumu araştırmanın kadastro mahkemesinin görev alanı dışında bulunduğu belirtilmesine karşın aynı ilamda katılan …’in talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiği de belirtilmektedir. Mahkemece verilen görevsizlik kararı ise bu anlamda olumlu veya olumsuz bir karar değildir. Katılan …’in katılma talebine dayanak yaptığı satış vaadinin kadastro tespitinden sonra olması nedeniyle Kadastro Mahkemesince katılan …’in talebi hakkında verilecek red kararının ardından katılan …, Asliye Hukuk Mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası açabilecektir. Halbuki … Kadastro Mahkemesince bu yapılmayarak yukarıda belirtilen Yargıtay bozma ilamı da yanlış değerlendirilerek görevsizlik kararı verilmiştir. Bu kapsamda katılan …’in talebinin değerlendirilmesi mahkememize usulüne uygun bir dava açılmadığından … Kadastro mahkemesinin görevindedir” gerekçeleriyle mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın davaya bakmakla görevli … Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm (karar başlığına göre) davacı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespiti sonrası fakat kesinleşme öncesi nedene dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden, dava konusu 550 parsel sayılı taşınmazın 24.01.1976 tarihinde yapılan tapulama çalışmalarında tapu kaydına ve pay satımına dayalı olarak …, …, … ile … adlarına paylı olarak tespit edildiği, itirazı kadastro komisyonunca reddedilen Hazinenin 550 ve diğer parsellerin hudutlarının gayri sabit bulunduğu, tapu kaydı yüzölçümü fazlasının Hazineye ait olduğu ileri sürülerek dava açıldığı, dava sırasında …’in 550 parsel hakkında tapu dışı pay satın almaya (… Noterliğinin 17.11.1981 tarihli ve 4286 yevmiye nolu taşınmaz satış ve hakkın devri senedine) dayanarak davaya katıldığı, … Kadastro Mahkemesinin 25.06.1998 tarihli ve 1995/1 Esas, 1998/14 Karar sayılı ilamı ile davanın kısmen kabulüne, 550 numaralı parselin teknik bilirkişisinin 08.06.1998 günlü haritasında (B) harfi ile işaretli 51.508 m2 yüzölçümündeki kısmının ¼’er hisseler ile …, …, … ile … adlarına ve (A) harfi ile işaretli 100.000 m2’lik kısmında zilyetliğe dayanılarak … Oğlu … adına kayıt ve tesciline, geri kalan (C) harfi ile işaretli 4.281.242 m2 büyüklüğündeki bölüm ile 549, 551, 552 ve 553 parsel sayılı taşınmazların ise tümüyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, katılan … ve davalılar … ve paydaşları tarafından kararın temyiz edildiği, Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 24.11.1998 tarihli ve 1998/4486 Esas, 1998/4924 Karar sayılı ilamı ile davalılar … ve arkadaşlarının taşınmazlarının tümüne, davacı Hazinenin ise 550 parselin (A) ve (B) ile işaretli bölümüyle ilgili temyiz itirazlarının reddi ile 550, 549, 551, 552 ve 553 nolu parsellerle ilgili hükmün onandığı, (Katılan …’in 550 parsele yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi neticesinde,) katılan …’in, İdil Noterliğince düzenlenen 5.4.1972 tarihli ve 131 yevmiye numaralı resen düzenlenen taşınmaz satış vaadi senedine dayanarak katılma isteminde bulunduğu, gerekçeli kararda da açıklandığı üzere kadastro hakiminin tespit tarihindeki hukuki duruma göre hak sahiplerini belirleyip adına tescil kararı vermekle yükümlü olup, satış vaadi senedinin tespit tarihinden sonra düzenlendiği, 3402 sayılı Kadastro Yasası’nın 25 ve takip eden maddelerine göre tespit tarihinden sonra doğan haklarla ilgili itiraz ve isteklerin incelenmesinin kadastro mahkemesinin görevi dışında olduğu, görev konusu kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece resen (kendiliğinden) gözetilmesi gerektiği, hal böyle iken katılanın dava ve istemi hakkında olumlu ya da olumsuz bir karar vermek gerekirken, bu yönün gözardı edilmiş olması ve karar başlığında adına yer verilmemesinin doğru görülmediği gerekçeleriyle 550 parsel ile sınırlı olmak üzere kararın bozulduğu anlaşılmıştır. Bozma ilamı üzerine, mahkemece, 10.09.1999 tarihli ve 1999/2 Esas, 1999/3 Karar sayılı karar ile 550 parsel sayılı taşınmaz yönünden Kadastro Kanunu’nun 25 ve takip eden maddelerine göre tespit tarihinden sonra ilgili itirazların inceleme yerinin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu dikkate alınarak mahkemenin görevsizliğine ve dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş olup, taraflarca temyiz edilmeyen karar 27.10.1999 tarihinde kesinleşmiştir. Müdahil davacı … vekili tarafından verilen (ve Asliye Hukuk Mahkemesine hitaplı yazıldığı anlaşılan) 27.10.1999 tarihli dilekçede “..26.10.1999 tarihinde kesinleşen kararı gereğince davamızın görevli mahkeme tarafından 550 nolu parsel yönünden talebimiz gibi karara bağlanması..” talep edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı … … Noterliğinin 17.11.1981 tarihli ve 4286 yevmiye nolu taşınmaz satış ve hakkın devri senedine dayandığına, talep kadastro tespit tarihinden sonra fakat kesinleşme öncesi döneme ilişkin bulunduğuna göre, eldeki davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir.
Hal böyle olunca toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, bu yön göz ardı edilerek görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, uyuşmazlıkta … davacı olup Hazine, … ve arkadaşları davalı durumundadır .
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle (karar başlığına göre) davacı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 05.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi