Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/3331 E. 2019/10034 K. 07.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3331
KARAR NO : 2019/10034
KARAR TARİHİ : 07.11.2019

DAVA TÜRÜ : Mal Rejiminin Tasfiyesinden Kaynaklanan Alacak
MAHKEMESİ : … 1. Aile Mahkemesi

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 1. Aile Mahkemesi hükmüne karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, bu kez davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı … vekili, yetki itirazında bulunmuş, esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, taraflar arasındaki boşanma davasının derdest olup davalının ikametinin Bolvadin olduğu gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmesi üzerine; hüküm, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 2.Hukuk Dairesince, dosya kapsamı, delil durumu, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, istinaf başvurusunun HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurmuştur.
Mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, yetkiyi düzenleyen 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 214/2. maddesi hükmüne göre, eşler veya mirasçılar arasındaki mal rejiminin tasfiyesine ilişkin davalarda, boşanmaya, evliliğin iptaline veya hâkim tarafından mal ayrılığına karar verilmesi durumunda, bu davalarda yetkili olan mahkeme yetkilidir. Buna göre, mal rejiminin tasfiyesi davalarında yetki, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre değil, özel düzenlemenin yer aldığı Türk Medeni Kanunu’na göre belirlenmelidir.
6100 Sayılı HMK’nin “duruşma yapılmadan verilecek kararlar” başlığını taşıyan 353.maddesi “ (1)Ön inceleme sonunda dosyada eksiklik bulunmadığı anlaşılırsa; a)Aşağıdaki durumlarda bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine ya da görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesine duruşma yapmadan kesin olarak karar verir : …3) Mahkemenin görevli ve yetkili olmasına rağmen görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermiş olması veya mahkemenin görevli ya da yetkili olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması veyahut mahkemenin bölge adliye mahkemesinin yargı çevresi dışında kalması…” hükmünü amirdir. Açıklanan bu hüküm dikkate alındığında, Bölge Adliye Mahkemesi’nce HMK’nin 353/(1)-a.3 maddesi uyarınca değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereğince değerlendirme yapılarak karar verilmiş olması doğru olmamıştır. Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul hükümlerine aykırı olması nedeniyle öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yazılı temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nin 371. maddesi uyarınca bu sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK’nin 373/2. maddesi gereğince dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.