YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/16009
KARAR NO : 2019/10035
KARAR TARİHİ : 07.11.2019
DAVA TÜRÜ : Değer Artış Payı Alacağı Ve Katılma Alacağı
MAHKEMESİ : … 1. Aile Mahkemesi
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda … 1. Aile Mahkemesi hükmüne karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması sonunda … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine, davanın hükmedilen faize yönelik istinaf talebinin kabul edilerek İlk Derece Mahkemesinin hükmün 1 nolu bendinin düzeltilmesine karar verilmiş, bu kez davalı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyizi üzerine Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı … vekili, dava dilekçesinde belirtilen malvarlıkları nedeniyle mal rejiminin tasfiyesi ile alacak isteğinde bulunmuştur.
Davalı …, davanın reddini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne, dava konusu … plakalı araç için 14.000 TL ve 13904 ada, 2 parselde 11 nolu taşınmaz için 60.243,48 TL olmak üzere toplamda 74.243,48 TL katılma alacağının, 10.000 TL’sinin dava tarihinden, bakiye olan 64.243,48 TL’lik kısmının hüküm tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, davalının, davacı yararına hükmedilen katılma alacağına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının hükmedilen faize yönelik istinaf talebinin kabul edilerek, İlk Derece Mahkemesinin hükmünün 1 nolu bendinin “Dava konusu … plakalı araç için 14.000 TL, … ili, … ilçesi, 2 Mahalle, 13904 ada 2 parselde 11 nolu taşınmaz için 60.243,48 TL olmak üzere toplam da 74.243,48 TL katılma alacağının karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemiyle önüne gelen dosya ve karar bir bütün olarak değerlendirilerek, HMK’nin 353/(1)-b maddesinde yer alan “b) Aşağıdaki durumlarda davanın esasıyla ilgili olarak; 1) İncelenen mahkeme kararının usul veya esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığı takdirde başvurunun esastan reddine, 2) Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, 3) Yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında, duruşma yapılmadan karar verilir” düzenlemesi uyarınca, davanın hangi kısmı ile ilgili olursa olsun, istinaf isteminin kısmen bile kabulüne karar verilecek olsa dahi, şayet yeniden hüküm kurulacak ise, ilk derece mahkemesi kararının tamamen kaldırılması ve tüm hükümlerin yeniden kurulması gerekir. Aksi halde, aynı dosyada infazı kabil birden fazla kararın ortaya çıkması tehlikesine ve HMK’nin 297. ile 359. maddelerine aykırı olarak infazda tereddüte sebebiyet verilebilecektir. Keza, ilk derece mahkemesi kararı hakkında kısmen esastan ret, kısmen kabul verilip, sadece kabul olunan kısım yönünden kararın kaldırıldığı hallerde, böyle bir kararın bozulması durumunda bozma sonrası davaya bakacak mahkeme konusunda da belirsizlik ortaya çıkabilecektir.
Bu nedenle somut olayda, yukarıda açıklandığı şekilde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi halinde yeniden tüm talepler bakımından hüküm kurulması gerekirken, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından usule ve yasal düzenlemelere aykırı şekilde, bir yandan katılma alacağı ve miktarına yönelik istinaf taleplerinin HMK’nin 353/(1)-b.1 maddesi gereği esastan reddine karar verilirken, diğer yandan HMK’nin 353/(1)-b.2 maddesine göre faizin başlangıç tarihi yönünden istinaf talebinin kabul edilmesi, devamında da kanunda yer almadığı şekilde İlk Derece Mahkemesi hükmünün faize ilişkin bu bölümü ile ilgili düzeltilerek onamaya benzer şekilde yeniden hüküm kurulması doğru olmamış, hükmün diğer yönleri incelenmeksizin bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulüyle HMK’nin 371. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, karardan bir suretin de İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi