Yargıtay Kararı 23. Hukuk Dairesi 2011/2345 E. 2011/1650 K. 14.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 23. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2345
KARAR NO : 2011/1650
KARAR TARİHİ : 14.11.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR :

Taraflar arasındaki men’i müdahale ve kal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın davalı kooperatif yönünden husumetten reddine, diğer davalı yönünden kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili ile davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-

Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, müvekkili ile davalı …’ın genel kurul kararı ile 5.000,00 m² ve dört ortağın aralarında paylaşması gerekip, her bir ortağa 1.250 m² arsa isabet edecek olan parsellerden 411 ada 145 nolu parselde bulunan taşınmazın ortaklarından olduğunu, davacıya 1.250 m²’lik taşınmazın tahsisi gerekirken, 748,99 m²’lik yer tahsis edildiğini, davalının ise 1.269,57 m²’lik yeri kullandığını, bu durumun hakkaniyete aykırı olduğunu, öte yandan davacının 411 ada 144 nolu parselin bir kısmını kullanması nedeniyle dava dışı …’ın açtığı dava sonunda müdahalesinin men’ine karar verildiğini, o dava nedeniyle 1.250,00 TL masraf yaptığını, davalı …’ın fazladan kullandığı yer nedeniyle 600,00 TL ecrimisil ödemesi gerektiğini ileri sürerek, davalının 155,97 m²’lik alana müdahalesinin men’i ve yaptığı bahçe kapısı, duvar, tel ve istinat duvarının kal’ine, 10.000,00 TL manevi tazminat 1.250,00 TL yargılama gideri ve 600,00 TL ecrimisil’in davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, kur’ada müvekkili adına isabet eden taşınmazı 12 yıldır iyiniyetle kullandığını, maddi ve manevi tazminat taleplerinin hukuki dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif vekili, arsaların 5.000 m²lik alanlar halinde parsellendiğini, bu alanın özel parselasyon ile dört parçaya ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının keşif sonucunda düzenlenen krokiye göre E ve F harfli yerleri kullandığı, bu yerlerin toplam 748,99 m²’lik bir alanı kapladığı, ancak 5.000 m²’lik parselin 1/4 ü olan 1.250 m²’lik yeri kullanması gerektiği için G harfi ile gösterilen l55,97 m²’lik bir alanın davalı tarafından terk edilmesini istediği, zemindeki fiili durumun özel kullanım haritasına uygun olmadığı, bunun dışında geçerli bir mülkiyet belgesi, kat irtifakına esas herhangi bir vaziyet planı olmadığı, mevcut kullanımların şekilsiz ve çarpık olduğu, 5.000 m²’lik l45 nolu parsel içerisinde 4 üyenin kullandığı D+G+E+F+H harflerinin oluşturduğu yerin toplam alanının 3.943,81 m² olup, bunun dışında kalan A+B+C+M+N harflerinin oluşturduğu yerin toplam alanının 1.056,19 m² olduğu, 145 parsel içerisinde davacının 748,99 m²’lik davalının 1.269,57 m²’lik yer kullandığı, davacının talep ettiği G harfli l55,97 m²’lik kısmın kendisinin kullanması halinde davacının kullanması halinde davacının 904,96 m²lik yer, davalının ise 1.113,60 m²lik yer kullanmış olacağı, davacı ve davalı …’ın ödediği şerefiye ve arsa bedelinin aynı olduğundan eşit haklara sahip oldukları, davacının komşusu
olan davalının tahsise uygun bir miktar yeri davacı kullanımına bırakması gerektiği, davacının talebinin sadece krokide G harfi ile gösterilen yere ilişkin olduğu, öte yandan, yerinde görülmeyen yasal şartları bulunmayan diğer taleplerinin reddi ve davalı kooperatif aleyhine açılan davanın ise husumet yönünden reddedilmesi gerektiği belirtilerek, davanın kısmen kabulü ile Seferihisar İlçesi Tepecik Mahallesi 411 ada 145 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin 18.09.2008 tarihli rapor ve krokisinde G Harfi ile sarı renkle boyalı gösterilen 155,97 m²’lik yere davalı …’ın müdahalesinin men’ine, bu alanda zeminde yer alan bahçe duvarı, bahçe giriş kapısı, tel kafes ve istinat duvarının kal’ine, sair taleplerinin reddine, davalı kooperatif hakkındaki davanın husumetten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılardan … vekili ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Dava, kooperatif ortağının kooperatif ve diğer kooperatif ortağı aleyhine açtığı müdahalenin önlenmesi, kal ve tazminat istemlerine ilişkin olup, davanın mahiyeti gereği 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun uygulanması gerekmiştir.
HMK’nun 14. (HUMK’nun 17.) maddesi gereğince tüzel kişi olan kooperatif ile üyeleri arasındaki davalar, için kooperatifin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir. Bu yetki kuralı, kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen dikkate alınması gerekir.
Öte yandan, davalı kooperatifin yaptığı arsa tahsis işlemi nedeniyle davalı kooperatif ve ortağı aleyhine açılan bu davada HMK’nun 12. (HUMK’nun 13.) maddesinin uygulama alanı da bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesi sonucunda davalı kooperatifin merkezinin “857. Sokak No:3 Salihağa İşhanı Kat:7/707 Konak/İzmir” olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, mahkemece, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde dava dilekçesinin yetkisizlik nedeniyle reddine kararı verilerek, dosyanın talep halinde İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma nedenine göre, davalı … ve davacı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, davalı … ve davacı vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz edenlere iadesine, 14.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.