YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/5247
KARAR NO : 2019/10225
KARAR TARİHİ : 12.11.2019
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Muhdesatın Tespiti – Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen ecrimisil davasında davacı … mirasçıları yönünden davanın HMK’nin 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı … tarafından açılan davanın reddine karar verilmiş olup hükmün davalı-birleşen dava davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacılar-birleşen davada davalılar vekili, taraflar arasında … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2001/603 Esas sayılı dosyası ile görülen ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 60 ada 27 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemindeki 86 m2 mesken ile 31 m2 kahvehanenin mülkiyetinin davacılardan …’ye ve yine zeminde 24 m2 büro olarak kullanılan dükkanın mülkiyetinin …’e aidiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar-birleşen davada davacılar, dava konusu parsel üzerinde müşterek mülkiyet sahibi olduklarını, bu taşınmaz üzerine inşa edilen yapılarda da yine hisse oranında hak sahibi olunacağından davanın reddine karar verilmesini savunmuş, davacılar-birleşen davada davalıların mesken ve dükkanları kullanmaları sebebiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.700,00 TL ecrimisil bedelinin hisseleri oranında taraflarına verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, (ilk kararda) asıl dava yönünden; davanın kabulü ile … İlçesi … Mahallesi 60 ada 27 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemindeki 90 m2’lik mesken ile 35 m2’lik dükkanın (kahvehane) davacı …’ye 23,40 m2 dükkanın (büro) davacı …’e ait olduğunun tespitine, birleşen dava yönünden ise; davalı-birleşen davada davacı … mirasçıları yönünden davanın HMK’nin 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı-birleşen davada davacı …’ün davasının reddine karar verilmiş, davalı-birleşen davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 03.07.2014 tarihli ve 2013/1544 Esas, 2014/15148 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu kez, davalı-birleşen davada davacı … tarafından karar düzeltme isteğinde bulunulması üzerine, Dairenin 02.04.2018 tarihli ve 2015/22008 Esas, 2018/10437 karar sayılı ilamında belirtilen “…ortaklığın giderilmesi dava dosyası getirtilip incelenerek, dava konusu muhdesatları davacı-birleşen davada davalıların yaptığını açıkça kabul edenler dışında … Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/209 Esas ve 2008/480 Karar sayılı ilamına göre, yeni hissedarlar yönünden taraf teşkilinin sağlanması konusunda davacı tarafa süre ve imkan tanınması, taraf teşkili tamamlandıktan ve taraf delilleri toplandıktan sonra dosya içeriğine ve toplanacak delillere göre uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken, kamu düzeninden sayılan taraf teşkili sağlanmadan işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir…” gerekçeyle onama ilamı kaldırılarak bozma kararı verilmiş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; (ikinci kararda), asıl dava yönünden; davanın kabulü ile … İlçesi … Mahallesi 60 ada 27 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan zemindeki 90 m2’lik mesken ile 35 m2’lik dükkanın (kahvehane) davacı …’ye 23,40 m2 dükkanın (büro) davacı …’e ait olduğunun tespitine, birleşen dava yönünden ise; davalı-birleşen davada davacı … mirasçıları yönünden davanın HMK 150. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına, davalı-birleşen davada davacı …’ün davasının reddine karar verilmiş, hüküm, davalı-birleşen davada davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Asıl dava muhdesat tespiti, birleşen dava ise ecrimisil isteğine ilişkindir.
1. Birleşen ecrimisil dava dosyasının temyiz incelemesinde;
Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı-birleşen davada davacı … vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl dava dosyasının temyiz incelemesine gelince,
Yargılama sırasında dinlenilen taraf tanık beyanları, mahkemenin kabulü ve hükme esas alınan 10.05.2015 tarihli bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere, muhdesatın davacılar tarafından tamamen inşa edilmediği, beton blokları bulunan yapının diğer kısımları tamamlanarak tasarruf edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda davacılar tarafından söz konusu yapıya ilaveler ile iyileştirme giderleri yapıldığı görülmektedir.
Taşınmaz üzerine daha önce mevcut bir muhdesatın tamamlanması veya mevcut muhdesatın bakım ve onarımının yaptırılması bağımsız bir muhdesat meydana getirme niteliğinde olmayıp mevcut muhdesatın daha kullanılır hale gelmesini, bir başka deyişle muhdesattan sağlanacak faydanın artmasını sağlayan işlerdir. Bu işler için harcanan giderler de muhdesatın değerini artıran faydalı giderlerdendir.
İyileştirici nitelikteki giderleri tek başına karşılayan taşınmaz malik ya da maliklerinin koşullarının varlığı halinde bu giderlerden paylarına düşen kısmını TBK’nin 77 ve onu izleyen maddeleri hükmüne ve sebepsiz zenginleşme kurallarına göre açacağı eda nitelikli bir alacak davası ile taşınmazın diğer maliklerinden isteyebileceği kuşkusuzdur. İyileştirme giderlerini yapan malik ya da maliklerin taşınmazın ortaklığının giderilerek satılması ve muhdesattan yararlanmalarının son bulması ile istenebilir hale gelecek bu giderler için eda nitelikli alacak davası açma hakkı mevcut iken, önceden bu iyileştirme giderlerinin tespitini dava etmekte hukuki yararı bulunduğundan söz edilemez.
Hal böyle olunca, Mahkemece, asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul kararı verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Asıl dava yönünden, davalı-birleşen davada davacı … vekilinin temyiz itirazlarının yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, birleşen dava yönünden, davalı-birleşen davada davacı … vekilinin temyiz itirazlarının (1.) nolu bentte açıklanan nedenlerle REDDİNE, taraflarca HUMK’un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 12.11.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi