YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/3359
KARAR NO : 2019/11202
KARAR TARİHİ : 02.12.2019
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Hüküm : CMK’nın 231/11. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasıyla TCK’nın 179/3-2, 62, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanık hakkında yapılan yargılama sonucunda, TCK’nın 179/3-2 ve 62. maddeleri gereğince 25 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin 8. fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına dair Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 09/11/2015 tarihli ve 2015/656 esas, 2015/826 karar sayılı kararının 27/11/2015 tarihinde kesinleşmesine müteakip sanığın denetim süresi içinde 14/03/2016 tarihinde yeniden TCK’nın 179/3-2. maddesinde tanımlanan trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçunu işlediği ve Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin bu suçtan sanığın mahkumiyetine karar verdiği, hükmün 09/05/2016 tarihinde kesinleştiği ve ihbar üzerine dosya yeniden ele alınarak önceki hükmün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına dair Dinar Asliye Ceza Mahkemesinin 08/06/2016 tarihli ve 2016/360 Esas, 2016/591 Karar sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Türk Ceza Kanununun 50/3. maddesi gereğince, daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş bulunan onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş sanıkların kısa süreli, diğer sanıkların ise otuz gün ve daha az süreli hapis cezalarının HAGB uygulansa dahi aynı maddenin birinci fıkrasında yazılı yaptırımlara çevrilmesi zorunlu olup, daha önce hapis cezası mahkumiyetini içerir sabıkasının bulunmadığı anlaşılan sanık hakkında hükmedilen 25 gün hapis cezasının, TCK’nın 50/3. maddesi uyarınca aynı maddenin 1. fıkrasında yazılı seçenek yaptırımlardan birine çevirme zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması;
Kanuna aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince tebliğnamedeki isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 02/12/2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.