Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/8351 E. 2013/22384 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8351
KARAR NO : 2013/22384
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12.02.2013 tarih ve 2011/523-2013/75 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin İzol Petrol ünvanı ile ticari işletmesi ve akaryakıt istasyonu olduğunu, 25/11/1998 tarihinden bu yana ticari faaliyetlerine devam ettiğini, davalı şirketin İzol markasını 22/10/2010 tarihinden geçerli olmak üzere kendi adına tescil ettirdiğini, tescilin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek davalının 2010/10952 sayılı ve İzol ibareli markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada davanın reddini savunmuştur.
Asıl davada davalı vekili, davacının tescilli bir markaya sahip olmadığını, müvekkilinin ilk tescil hakkına sahip olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, birleşen davada müvekkili markasına yapılan tecavüzün durdurulmasını, davalı işyeri ve araçları üzerinden markalarının silinmesine karar verilmisini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca asıl dosya davacısı birleşen dosya davalısının, Şanlıurfa ilinde yaklaşık 14 yıldır Benzin-Lpg istasyonu hizmetleri alanında faaliyet gösterdiği, tüketiciler nezdinde 556 Sayılı KHK 8/3 maddesi hükmü gereğince öncelik hakkının bulunduğu gerekçesiyle esas dosya davalısı birleşen dosya davacısına ait 2010 10952 sayılı “İZOL” markasının “Sınıf Kodu:37″ Kara araçları servis istasyonu hizmetleri (bakım, tamir ve yakıt dolumu)” bakımından hükümsüzlüğüne, birleşen dosyadaki taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, esas dosya davalı-birleşen dosya davacı şirket vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl davada davalı-birleşen davada davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 24,30 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davalı-birleşen davada davacıdan alınmasına, 09.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.