YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10208
KARAR NO : 2011/13885
KARAR TARİHİ : 17.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 28.01.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu kütüğünde muhtesat kaydının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 24.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi dahili davalı vekili tarafından istenilmekle dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, 10 sayılı parselin tapu kaydı üzerindeki “üzerindeki kargir bina …’a aittir” belirtmesinin terkini istemiyle açılmıştır.
Davalı, dava konusu taşınmazın üzerinde bir hakkı bulunmadığını bildirmiştir.
Davaya Tapu Sicil Müdürlüğü “dahili dava” edilerek katılmış, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, kayıttaki “üzerindeki kargir bina …’a aittir” belirtmesinin terkinine karar verilmiştir.
Hükmü, davaya dahil edilen Tapu Sicil Müdürlüğü temyiz etmiştir.
22.12.1995 tarihli ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere, eşya hukukunda “muhdesat” kavramından bir arazi üzerinde arzın malikinden başkasına veya yalnızca bir paydaşa ait yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçlar anlaşılmaktadır. Muhdesat, sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak sağlamaz. Muhdesat sahibinin hakkı, sadece şahsi bir haktır.
Hiç kuşkusuz muhdesat belirtmesi, muhdesat olarak belirtilen yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçların doğal ömrünü tamamlayarak yok olmaları veya olağanüstü koşulların ortaya çıkmasıyla yok olması ya da arazi sahibinin muhdesat sahiplerine bunların bedellerini ödemesi halinde kaldırılabilir.
Somut olayda, arazi sahibi ile muhdesat sebebiyle hak sahibi olanlar arasında muhdesat üzerinde bir çekişme çıkmamıştır. Dolayısıyla, hak sahipleri arasında bir uyuşmazlık olmadığından kayıttaki belirtmenin terkini doğrudur.
Diğer taraftan, hukukumuzda bir kimsenin davaya dahil edilmek suretiyle davada taraf durumunu alması istisnalar dışında olanaklı değildir. Eldeki davada da tapu sicil müdürlüğü davanın ihbar edildiği taraf olmadığı gibi, davaya asli veya feri müdahil olarak katılmamıştır. Kurulan hükümde de aleyhine bir durum yaratılmamıştır. Bunlardan dolayı, hükmü temyiz etmesinde hukuki yararı da bulunmamaktadır.
SONUÇ: Davaya dahil edilen Tapu Sicil Müdürlüğü taraf olmadığı gibi kurulan hükümle aleyhine bir durum yaratılmadığından temyiz isteminin REDDİNE, 17.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.