YARGITAY KARARI
DAİRE : 7. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/17046
KARAR NO : 2019/38806
KARAR TARİHİ : 16.12.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 5607 sayılı Yasaya muhalefet
HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Sanık …’nın temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre davaya konu kaçak eşyaların farklı sanıklara ait olması karşısında, aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunmadığı halde sanıklar hakkında açılan davanın birlikte görülemeyeceği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.12.2009, iddianame düzenleme tarihinin 03.08.2010 olduğu,
Dairemizin … Esas sırasında kayıtlı olup TCK’nun 43. maddesi kapsamında bozulmasına karar verilen … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin… Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 13.02.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 26.11.2010 olduğu,
Dairemizin 2015/24073 Esas sırasında kayıtlı olup TCK’nun 43. maddesi kapsamında bozulmasına karar verilen Ardahan Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/355 Esas, 2012/62 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 13.03.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.10.2010 olduğu,
Dairemizin 2018/3663 Esas sırasında kayıtlı olup TCK’nun 43. maddesi kapsamında bozulmasına karar verilen… 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin … Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 18.02.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 16.03.2010 olduğu,
Dairemizin 2018/5363 Esas sırasında kayıtlı olup TCK’nun 43. maddesi kapsamında bozulmasına karar verilen … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin … K. sayılı dosyasında suç tarihinin 03.01.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.12.2011 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Sanık … müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre davaya konu kaçak eşyaların farklı sanıklara ait olması karşısında, aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunmadığı halde sanıklar hakkında açılan davanın birlikte görülemeyeceği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre ise;
Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında TCK’nun 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;
Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 19.12.2009, iddianame düzenleme tarihinin 03.08.2010 olduğu,
Yapılan UYAP sorgulamasından Dairemizin 2016/14373 Esas sırasında kayıtlı olan … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin … K. sayılı dosyasında suç tarihinin 04.02.2010, iddianame düzenleme tarihinin ise 05.04.2010 olduğu,
Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin TCK’nun 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA,
Sanık …’ın temyiz isteminin incelenmesinde ise;
Dosya kapsamına göre davaya konu kaçak eşyaların farklı sanıklara ait olması karşısında, aralarında fiili ve hukuki irtibat bulunmadığı halde sanıklar hakkında açılan davanın birlikte görülemeyeceği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
1. Aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunmayan sanıklar hakkında açılan davanın birlikte görüldüğü, tüm sanıklardan ele geçen toplam çay miktarına ilişkin KEMT varakası düzenlendiği cihetle;
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel hali bulunmayan sanık hakkında, sanığa atfedilen kaçakçılık suçuna konu çay miktarının tam bir netlikle ortaya konulduktan sonra, bu miktar esas alınarak düzenletilecek KEMT varakası talimat evrakına eklenmek suretiyle davaya konu eşyanın cif değerine göre, Gümrük İdaresi’nce tespit edilecek eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler toplamından oluşan gümrük vergilerinin kamu zararı olduğunun sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre gerektiğinde 5271 sayılı CMK’nun 231/9. maddesi hükümleri gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken bu eksiklik giderilmeden ve zarar usulünce bildirilmeden, yazılı şekilde zararın giderilmediğinden bahisle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözönünde bulundurularak hüküm oluşturulmasının gerekmesi,
3. Sanık hakkında miktarı tespit edilecek kaçak çayların 5607 sayılı Yasanın 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı TCK’nun 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,
Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16/12/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.