Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2016/10631 E. 2019/8805 K. 04.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10631
KARAR NO : 2019/8805
KARAR TARİHİ : 04.12.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanık hakkında 2012 ve 2103 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın, … isimli arkadaşının cezaevine gireceği için işyerini üzerine almasını kendisinden rica ettiğini, cezaevinden çıktıktan sonra tekrar üzerine alacağını söylediğini, kabul ederek şirketi üzerine aldığını, ancak bahse konu adrese hiç gitmediğini, hiçbir ticari faaliyette bulunmadığını, fatura tanzim etmediğini, tanzim edilen faturalardan veya belgelerden haberinin olmadığını, bildiği kadarıyla iş yerini…’ın kardeşi olan…’ın işlettiğini savunması karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde tespiti bakımından; sanığın savunmasında belirttiği…’ın ve…’ın açık kimlik ve adres bilgilerinin tespiti ile duruşmaya celbi, CMK‘nın 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak sanığın beyanları doğrultusunda tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, yoklama fişi ile vergi dairesine sanık adına ibraz edilen diğer belgeler ile elde edilmesi halinde suça konu faturalardaki imza ve yazıların sanığa veya tanıklara aidiyeti yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, suça konu faturaları kullanan şirket yetkililerinin tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıklarının ve faturaların verilmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığının sorulması, vergi tekniği raporunda adları geçen mükellefin beyannamelerini düzenleyen serbest meslek mensupları da dinlenerek, şirketin fiilen kim tarafından idare edildiğinin ve belgelerin kim tarafından getirildiğinin sorulmasından sonra toplanan tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesi,
2-Kabule göre de;
a) 213 sayılı VUK’nin 359/b ve TCK’nin 43/1. maddeleri uyarınca hükmolunan 3 yıl 9 ay hapis cezasından TCK’nin 62. maddesi uyarınca takdiri indirim yapılırken sonuç hapis cezasının “3 yıl 1 ay 15 gün” yerine, “2 yıl 13 ay 15 gün” olarak hesaplanması suretiyle eksik ceza tayini, sanık hakkında her takvim yılı için hükmedilen sonuç cezanın “3 yıl 1 ay 15 gün” hapis yerine ” 2 yıl 13 ay 15 gün” olarak eksik belirlenmesi,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonuç ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 04.12.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.