YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/12165
KARAR NO : 2013/12872
KARAR TARİHİ : 18.12.2013
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sırasında Beldibi Köyü çalışma alanında bulunan 174 ada 16 parsel sayılı 1066,89 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 sayılı Yasa’nın 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve taşınmazın davacı … oğlu … ve davalılar … kızı … ile … kızı … kullanımında olduğu şerhi verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … çekişmeli taşınmazın davalılarla ilgisi bulunmadığını ileri sürerek yalnızca kendi adına zilyetlik şerhi verilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı … adına tapuya tesciline ve çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki şerh iptal edilerek taşınmazın … oğlu …’nin kullanımında olduğunun beyanlar hanesine şerhine karar verilmiş; hüküm, davalı … ile … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Kadastro davaları 3402 sayılı Yasa’nın 11. maddesi uyarınca yapılacak askı ilan süresi içerisinde açılır. Bu sürede dava açılmadığında kadastro tutanakları kesinleşir, kesinleşen kadastro tutanaklarına karşı açılacak davalara bakma görevi ise 3402 sayılı Yasa’nın 26/B ve ve 12/3. maddesi uyarınca genel mahkemelere aittir. Somut olayda her ne kadar kadastro tutanağının arkasında askı ilanının 26.06.2012-26.07.2012 tarihleri arasında yapıldığı yazılı ise de dosyada bulunan askı ilanı örneğinde askıya çıkış tarihinin 25.06.2012, başlangıç tarihinin 26.06.2012 tarihi olduğu yazılıdır. Sürelerin belirlenmesine ilişkin 6100 sayılı Kanunu’nun HMK’nın 92. maddesine göre, askıya çıkış tarihine göre 26.06.2012 günü askı ilanının 1. günü olmaktadır. Buna göre 30 günlük süre 25.07.2012 tarihinde sona ermiştir. Dava ise tutanak kesinleştikten sonra gün (26.07.2007) açılmıştır. Bu durumda Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı kuşkusuzdur. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece re’sen göz önüne alınması gerekir. Hal böyle olunca mahkemenin görevsizliğine, (6100 sayılı) HMK’nın 2. maddesi uyarınca görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalılara iadesine, 18.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.