Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2013/2342 E. 2013/13199 K. 24.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/2342
KARAR NO : 2013/13199
KARAR TARİHİ : 24.06.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Davacı, yasal şartların oluştuğu dönemlerde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine, 6111 sayılı kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava; davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6111 sayılı Yasa’nın prim borçlarının yapılandırılmasına ilişkin hükümlerinden yararlandırılması istemine ilişkindir.
Dairemizin 16.01.2012 tarih ve 2012/609 esas, 2012/346 karar sayılı bozma ilamı üzerine mahkemece, davanın kabulü ile davacının 01.08.1996 – 01.06.2009 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine ve davacının 6111 sayılı Yasa’dan yararlandırılmasına karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı Kurum tarafından 01.06.2009 tarihi itibari ile Tarım Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edildiği, davacının teslim ettiği ürünlerden Temmuz 1996, Ağustos 1998, Mayıs 2000 ve Mayıs 2009 tarihlerinde kesinti yapıldığı anlaşılmaktadır.
Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş kararları; Kurum’un prim alacaklarını, Bakanlar Kurulu kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesine rağmen, sigorta tescilini re’sen yapmaması durumunda, Kurum’ca yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil yükümlülüğüne aykırı davranılması nedeni ile prim tevkifatı yapılan kişinin, prim tevkifatının yapıldığı tarihi izleyen aybaşından itibaren sigortalı olarak kabul edilmesi gerektiği yönündedir.
İlk prim kesintisini izleyen yıllarda prim kesintisi veya ürün tesliminin gerçekleştiğinin belirlendiği durumlarda, bu yıllar için de tespit kararı verilmesi gerekmektedir.
Tarım Bağ-Kur sigortalılığının temel koşulu 2926 sayılı Yasa’nın 2/1 ve 3/b maddelerinde belirtildiği gibi tarımsal faaliyette bulunmaktır. Prim tevkifatına dayalı tespit davasında salt ziraat odası ve kooperatif kaydı gibi belgelerin bulunması davanın kabulü için yeterli değildir. Tarımsal faaliyetin sürdüğünün ispatı için; faaliyete ilişkin olarak hangi tarımsal ürünlerin üretildiği, nereye satıldığı veya teslim edildiği gibi hususlar da somutlaştırılarak belirlenmelidir. Prim tevkifatı ve ürün tesliminin iki yıla kadar olan süre dışında süreklilik arzettiği hallerde de tarımsal faaliyetin sürekli olduğu kabul edilebilir.
Somut olayda; uyuşmazlık konusu dönem içerisinde davacının teslim ettiği ürünlerden Mayıs 2000 ve Mayıs 2009 tarihlerinden sonra prim kesintisi yapılmadığı, davacının bu tarihlerden sonra ürün teslimi de bulunmadığı, Kurum tarafından 2009 yılındaki prim kesintisi dikkate alınarak tescilinin yapıldığı anlaşılmakla; 01.08.1996 – 31.12.2000 tarihleri arasında davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığına ilişkin tespit hükmü doğru ise de 01.01.2001 – 01.06.2009 tarihleri arasında sigortalılık koşulları oluşmadığından bu dönemin de kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.