Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/7038 E. 2013/22441 K. 09.12.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/7038
KARAR NO : 2013/22441
KARAR TARİHİ : 09.12.2013

MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 07/02/2013 tarih ve 2012/371-2013/24 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin keşidecisi … olan… nolu, 6.000,00 TL bedelli, çekin son yasal hamili olduğunu, çekin bankaya ibrazında karşılığının bulunmadığı şerhi düşülerek müvekkiline iade edildiğini, çeke dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden sonuç alınamadığını, karşılıksız çek keşide etmek suçundan ceza mahkemesinde yapılan yargılama neticesinde çekin sahte kimlikle alındığının tespit edildiğini, davalı bankanın sahte kimlik sahibi kişiye çek karnesi vermesi nedeniyle kusurlu olup zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, çek bedeli olan 6.000,00 TL’nın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve 1.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin resmi kurumlardan verilen yada onaylanan belgelerin doğruluğunu araştırma yükümlülüğünün bulunmadığını, gerekli dikkat ve özenin gösterildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak, davalı bankanın kendine ait bir ticari işletmesi olmadığı halde dava dışı …’e çek karnesi verdiğinin tespit edildiğini, bankaların hafif kusurlu hareketleriyle verdikleri zarardan dahi sorumlu oldukları, davacı yanın sorumluluğunun bankaya nispetle daha hafif bir kusur olduğu, davalı bankanın %80, davacı tarafın %20 kusurlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 4.800 TL’nin 03/02/2005 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebi ile ilgili olarak yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 09/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.