YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12282
KARAR NO : 2011/13966
KARAR TARİHİ : 21.11.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 01.06.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, kal ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 02.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, maliki olduğu taşınmazın çapı kapsamında kalan bir kısım yere davalılardan …’ın Kaymakamlığa başvurarak 3091 sayılı Yasaya göre men kararı aldığını, bu şekilde oluşan haksız elatmanın kal suretiyle giderilmesini ve 2.500,00 TL ecrimisilin davalı …’dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, çekişmeli bölümün kadim su arkı olduğunu, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteminin reddine, ecrimisil isteminin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
Mahkemece mahallinde yapılan keşif ile alınan bilirkişi rapor ve krokisine göre, dava konusu taşınmazın krokide kırmızı renkle gösterilen bölümünün davacının maliki olduğu 167 sayılı parselin çapı içerisinde kaldığı ve kadastro çalışmaları sırasında paftasına ark olarak kaydedilmediği sabittir. Türk Medeni Kanununun 683.maddesine göre bir şeye malik olan kimse, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, o şeye haksız olarak elatan kimse hakkında her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebilir. Çekişmeli taşınmaz hakkında 3091 sayılı
Yasaya dayanarak işlem yapılması ve bu işlemin idari yargı yerinde denetlenerek doğru bulunması, belirtilen hukuk kuralları uygulanmasına engel teşkil etmez.
Mahkemece, eldeki davanın yapılan bu saptamalar doğrultusunda değerlendirilerek bir karara bağlanması gerekirken bazı gerekçeler gösterilerek reddi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 21.11.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.