YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/8845
KARAR NO : 2013/22550
KARAR TARİHİ : 10.12.2013
MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/03/2012 tarih ve 2011/663-2012/237 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Çatı İnşaat A.Ş.’deki hisselerini 2004 yılında davalı şirkete devrettiğini, müvekkilinin devir esnasında davalı şirkete 10.000,00 USD’yi ileride doğabilecek vergiler ve vergi cezalarının ödenmesi amacıyla verdiğini ve paranın “bloke edilen meblağ” adı altında verildiğini, aralarında yaptıkları anlaşmaya göre 31.12.2009 tarihine kadar herhangi bir vergi veya vergi cezası ödemesi yapılmazsa bu paranın iade edileceğini, anılan tarih gelmesine rağmen bu miktar parayı davalının ödemediğini, bu sebeple Beyoğlu 3. İcra Müdürlüğü’nün (İstanbul 34. İcra Müdürlüğü) 2011/16494 E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, fakat davalının borcun faiz kısmına haksız olarak itiraz ettiğini, temerrüt ihtarına gerek olmadığını, vadenin zaten belli olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatına ve ticari faize hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 30.12.2009 tarihinin vadeyi göstermediğini, bu tarihin bloke edilen paranın talep edilebilir hale geldiği tarih olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı alacaklının Çatı İnş. A.Ş. nezdindeki hisselerini davalı …Ş. ‘ye sattığı, satış esnasında da satış öncesinde yapılan işlem ve tasarruflardan dolayı bu süre içerisinde olası vergi veya ceza tahakkuku yapılması halinde kullanılmak üzere 10.000 USD tutarında bir meblağın bloke edilen meblağ namı altında davalı şirket tarafından alındığı, davalı borçlunun yapacağı ödeme için vade kararlaştırılmadığı, davacı alacaklının bloke edilen meblağı tahsil için davaya konu takibi yaptığı ancak takipten önce TTK 20.maddesi uyarınca ve BK 101.maddesi uyarınca davalı borçluyu temerrüde düşürmediği, davacının tacir olup basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği, dolayısıyla davalı borçludan faiz talep edilemeyeceği, bloke edilen paranın ticari alışverişten kaynaklı olmadığı, takip tarihinden itibaren de yasal faiz uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, anonim şirket hisse satışı amacıyla davacı tarafından alınan bedelin 10.000 USD’lik kısmına, davalı tarafça, şirket borcunun bulunmaması halinde iade edilmek üzere konulan blokajın, şart yerine geldiği halde kaldırılmaması sebebiyle faiz istemine dayalı icra takibine yapılan itirazın iptali talebini içerir davadır. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Taraflarca düzenlenen ve itiraz edilmeyen “Makbuz ve Taahhütname” başlıklı belgede “… ileride bu konu ile ilgili doğabilecek vergi ve cezalar karşılığı olarak bloke edilecek, 31.12.2009 tarihine kadar herhangi bir ödeme olmaz ise tarafınıza iade edilecektir.” şeklinde ifade mevcuttur. Söz konusu ifadeden, taraflarca hesaptaki paranın iadesi için, müttefikan vade tarihi kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, kesin vade tarihinde paranın iade edilmemesi nedeniyle davalının temerrüdü gerçekleşmiştir. Ayrıca, davalı taraf sermaye şirketi olup, hisse devralma işlemi ticari iş niteliğinde olduğundan, mülga TTK’nın 21. maddesine göre, diğer taraf için de ticari iş niteliğinde olacağı hükmü karşısında, davacının avans faizi istemesi de doğru olduğundan, aksi yöndeki gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 10/12/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.