Yargıtay Kararı 8. Ceza Dairesi 2019/10291 E. 2019/14597 K. 10.12.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/10291
KARAR NO : 2019/14597
KARAR TARİHİ : 10.12.2019

Pek az sayıda mermi bulundurma veya taşıma suçundan sanık …’ın, 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13/4, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 25 gün hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Erzurum (kapatılan) 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 05/04/2011 tarihli ve 2010/1623 esas, 2011/158 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlediğinin ihbar edilmesi üzerine, 6136 sayılı Kanun’un 13/4, 5237 sayılı Kanun’un 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 25 gün hapis ve 80,00 Türk lirası adlî para cezaları ile cezalandırılmasına ilişkin ERZURUM 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/03/2017 tarihli ve 2016/552 esas, 2017/80 sayılı kararını kapsayan dosyası ile ilgili olarak;
Dosya kapsamına göre,
1- Sanığın adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu suç tarihinden daha önce işlemiş olduğu herhangi bir mahkumiyet kaydının bulunmadığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında hükmolunan 25 gün kısa süreli hapis cezasının 5237 sayılı Kanun’un 50/3. maddesi gereğince aynı Kanun’un 50/1. maddesinde belirtilen seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilmemesinde,
2- Sanığa yüklenen 6136 sayılı Kanun’un 13/4. maddesinde düzenlenen yasak niteliği haiz mermi bulundurma suçunun, 02/12/2016 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 75. maddesi uyarınca ön ödeme kapsamına alındığı nazara alınarak mahkemece sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hukukî durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu halde, ön ödeme işlemleri yapılmadan yazılı şekilde karar verilmesinde,
İsabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 19/03/2019 gün ve 11239 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/03/2019 gün ve KYB/2019-31416 sayılı ihbarnamesi ile dairemize tevdii kılınmakla incelendi.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Gereği görüşülüp düşünüldü:
1-) Hüküm tarihinden önce 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 12. madde ile değişik 5237 sayılı TCK.nın 75. maddesi uyarınca sanığa yüklenen 6136 sayılı Yasanın 13/4. maddesindeki suçun ön ödeme kapsamına alındığı nazara alınarak, mahkemece usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre hükümlünün hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
2-) Kabul ve uygulamaya göre de; daha önce hapis cezasına mahkum edilmemiş olan hükümlü hakkında, 6136 sayılı Yasanın 13/4. ve 62. maddeleri uyarınca verilen 25 gün hapis cezasının TCK.nın 50/3. maddesi uyarınca, TCK.nın 50/1. maddesinde belirtilen adli para cezası veya seçenek tedbirlerden birine çevrilmesi zorunluluğunun gözetilmemesi,
Yasaya aykırı ve Adalet Bakanlığı’nın Kanun Yararına Bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriği bu itibarla yerinde görüldüğünden Erzurum 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.03.2017 gün, 2016/552 esas 2017/80 karar sayılı kararının CMK.nun 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.12.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.